Buradasınız : Ana Sayfa // Moda // Ajda Pekkan by DaybuyDay koleksiyonu

Ajda Pekkan by DaybuyDay koleksiyonu


Ajda Pekkan’ın yarattığı Ajda Pekkan by DaybuyDay koleksiyonu huzurlarınızda! Süper starın stil ve modayla ilgili anlattıkları, bilge bir kadının berrak ruhunun en naıf yansıması.

Elimde ona imzalatmak üzere yanıma aldığım eski bir 45’liğiyle ilerlerken üzerimdeki gerginliğin tam olarak farkında değildim. Evinin kapısından içeri adım attığım anda kalbim hızla çarpmaya başladı. Salona girdim, sırtı bana dönüktü, kucağındaki sevimli köpeğin yaramazlıklarını misafirlerine anlatıyordu. Duyduğum sesle birlikte kalbim artık tam olarak ağzıma yakın bir yerlere gelmişti. Gürültü yapmamaya çalışarak yanına yaklaşırken, zarifçe doğrulup arkasını döndü ve yüzünde kocaman bir gülümsemeyle elini uzattı, “Hoş geldiniz” dedi. Şimdi düşününce, elini tuttuğumdaki o hissi tam olarak hatırlayamadığım için kendime kızıyorum. Ama neticede hatıralarımda artık, Türkiye’nin tek gerçek süper starıyla saatler geçirmişliğim, sohbet etmişliğim ve sizler için gardırobuna girmişliğim var.

KENDİYLE BARIŞIK BİR KADIN

O gün evinde bu çekimi gerçekleştiriyor olmamızın sebebi, sadece internet üzerinden satışa sunulan Ajda Pekkan by Daybuyday koleksiyonu. Aslında öğrencilik yıllarından beri modaya adım atmayı çok istemiş ama bir türlü doğru zamanı yakalayamamış olan Ajda Pekkan, bu koleksiyonla yıllarca ertelediği hayalini gerçekleştiriyor. İçindeki onlarca cool kadından bir tanesi bu: O tutkulu, mücadeleci, hep dimdik, başarı hırsıyla dolu ama bir o kadar da mütevazı. Kalabalıkların içinde ama kalabalığa ait olmayan farklı bir kadın… Kendine gülen, kendiyle barışık…

Şimdi bu sayfalarda, onun ruhundan çıkan, keşfetmemize izin verdiği güzelliklerinden bir parçasına şahitlik edeceksiniz. İlk kez ELLE’de göreceğiniz bu çok özel koleksiyon ve Nihat Odabaşı’nın çektiği müthiş fotoğraflara eşlik eden stil röportajımız, ona göndereceğiniz sonsuz saygı ve sevgiden güç alsın, içinizdeki mutlu ve tutkulu kadını uyandırsın.

ELLE: Giysi odanızda birçok aksesuar olduğunu gördüm. Vazgeçemediğiniz parçalarınız hangileri?

AJDA PEKKAN: Aslında aksesuardan pek hoşlanmıyorum. Bir saat bile takamam çoğu zaman. Ama bir kıyafeti tamamlamak için aksesuar gerekiyor elbette. Küpe seviyorum ama kolye takamam mesela. Sıkılıyorum, sanki kelepçe takılmış gibi hissediyorum. Yüzük de, bazen… ELLE: Gardırobunuzda en sık giydiğiniz kıyafetler neler?

A.P.: Gardırobumda daha çok pantolon var. Çok pratik geliyor bana. Sonra jean’ler, tişörtler ve blazer’lar. Bol parçaları daha çok seviyorum. Kendimi hayatın içinde daralıyor hissettiğim için belki de… Smart-casual bir tarzım olduğunu söyleyebilirim. Sahnede abiye giyindiğim için gündelik hayatımda daha spor görünümü tercih ediyorum. Sahnede, kirpikten topuklu ayakkabıya kadar her şey mükemmel ve kompakt olmak zorunda. Özel hayatımda bu mükemmelliği biraz boş veriyor ve olabildiğince rahat giyiniyorum.

ELLE: Alışverişle aranız nasıl?

A.P.: Alışveriş yapmayı çok seviyorum. Ama genellikle yangından mal kaçırır gibi alışveriş yaparım. Çok fazla gezemiyorum. Herkesin dikkatini çektiğim için rahat hareket edemiyorum daha doğrusu. Alacaklarımı unutup eve dönebiliyorum bazen. O yüzden genellikle tek ya da iki mağazayı seçip oralardan alışveriş yapıyorum. Alışverişe çıktığım gün elime ne geçerse alıyorum. Daha çok yurt dışındayken alışveriş yapmayı seviyorum aslında. Türkiye’de de olan markalar bunlar; ama yurt dışında kendimi daha rahat hissediyorum.

ELLE: Stil sizin için ne ifade ediyor? Stil anlayışınızın içinde moda ne kadar önemli?

A.P.: Stil benim için insanın kendisini ifade ediyor. Ama moda her zaman değişiyor ve benim savunduğumun tersine o tüm kadınların mitosu gibi. Modayı trend olarak, yani trend derken, renklerle ilişki kurarak takip ediyorum. Tarzınız neyse, neticede hep onun üstüne gidiyorsunuz. Giyemeyeceğim, yakışmayacak bir şeyi satın almak, üzerimde taşımak bana yanlış geliyor. Senelerdir sahnede kendimi o şekilde tatmin ediyorum zaten. Demek ki modaya gizli bir özlem var içimde.

ELLE: Kendi üzerinizde nasıl çizgiler görmekten hoşlanıyorsunuz?

A.P.: Gotik çizgileri daha çok seviyorum. Daha sportif bir bakış açım olduğu için, feminen kıyafetler giydiğimde kendim gibi hissedemiyorum. Ama onu da yapmak gerekiyor biliyorum. Fakat feminen olmak için devamlı topuklu ayakkabılarla sürekli bakımlı gezinmek, sürekli “o tarz” (elleriyle zarif bir hareket yapıyor) olmak gerekiyor. Ben sürekli öyle olamıyorum. Kendim gibi olmak istiyorum. Ama moda dediğinizde akan sular duruyor benim için, çok seviyorum. Daha önce de modaya girmek istedim, 20 yıl önce…

ELLE: İlk sahneye çıktığınız zamanlarda da kendi kostümlerinizi yapıyor muydunuz?

A.P.: Ben dikmiyordum tabii; ama çiziyordum. Şarkı söylemeden evvel, okul sıralarındayken çizerdim. Mesela bir basma dikip giyiyordum. Ama son olarak şunu mutlaka belirtmek istiyorum; moda bence daha çok, insanın evrilmesiy-le ilgili. Her şey bir arada oluyor. Her şey, hayatı nasıl algıladığınızla, nasıl durduğunuzla alakalı…

ajda-3

ajda1

ajda2

SILA GÜVEN



FaceBook Ekle Bunu, FaceBook Share Twitter Ekle Bunu, Twitter Share Digg Ekle Bunu, Digg Share” title= ”Google MySpace Ekle Bunu, MySpace Share Technorati Ekle Bunu, Technorati Share ”Delicious


Yorum Yapın

yukari