Buradasınız : Ana Sayfa // Aşk // Aşk erkeği kadınları avladığından daha gafil avlar

Aşk erkeği kadınları avladığından daha gafil avlar


‘Aşk; erkeği kadınları avladığından daha gafil avlar Damla. Kaçabildiği kadar da kaçar’ dedi Tolga. ‘Hem güzel hissedeceksin hem de ‘güzel hissetmeye’ direneceksin öyle mi?’ diye söylendim. Hâlbuki kadınlarda da var aynı korku. Sadece adı değişik; gurur.

ask erkegiTolga Akyıldız

Bütün erkeklerin kader çizgisinin kırıldığı bir an olur. Bazılarımız erteleyebildiği kadar erteler bu anı. Kaçabildiği kadar kaçar o ‘kaçınılmaz’ olandan. Söyleyebildiğince yalan söyler kendine. Önce ilişkiden uzak durmak için çabalarız. Baktık ki ilişkiden kaçış yok, bu kez aşka direnmeye çalışırız. Direnebildiklerimiz aşk değildir aslında. Aşk; erkeği kadınları avladığından daha gafil avlar Damla. Biz erkekler göstermesek de feci halde gafil avlanırız size. Âşık oluruz… İşte o kader çizgisinin kırılma anı, bizim de kırılmaya başladığımız andır. Kırılırız… Senin gibi akıllı kadınların dahi anlayamadığı da budur… Fazla kırılgan adamları yanınızda istemezsiniz aslında. Biz de kırıldığımızı göstermemeyi marifet sayarız. Siz kadınların hep şikâyet ettiği o ‘duyarsızlık’ var ya; biz aslında ne kadar hassas görünürsek o kadar ‘zayıf’ olacağımıza inanırız. Kime karşı? Elbette siz kadınlara… Erkeğin ilişki içindeki duruşunu belirleyen birçok korkudan biridir bu… Bir gerçekten söz ediyorum ama naçizane bir tavsiye; sakın ola ki bunu erkeklerin yüzüne vurma. Arkaya bakmadan kaçacaktır. Erkeğin kendine bile itiraf edemediği bu korkuların nedeni olan kadın tarafından suratına haykırılması işi daha da çetrefilli hale getirmekten başka işe yaramaz. Erkeğin ilişki sırasında bazen çok karmaşık, bazen de çok kaba bir ruh haline dönüşmesinin; çoğu zaman da size ‘cool’ gözükmesinin nedeni budur. Kaçamıyorsa üslubunu sertleştirir.

Çapkın görünür. Peki, daldan dala konup gününü gün ediyor gözüken erkek aslında aldatılma korkusuyla baş etmeye çalışıyor olabilir mi sence? ‘Günümü gün ediyorum’un da, ‘ciddi bir ilişkiye hazır değilim’in de, hatta ‘sorun sende değil bende’nin de alt metni budur… Farklı heyecanlar peşinde koşmuyordur o. Bilakis size karşı duyma potansiyeline inandığı heyecandan kaçıyordur. Daldan dala konarken bir önceki dalla ilgili fazlaca kaygı taşımazsınız kuş uçuşunda. O dal geride kalmıştır. Hem de belki bir gün üzerine yeniden konmamız ihtimalini içinde saklayarak… Ama Damla, siz yine de dal değil ağaç olmanın yolunu bulmak durumundasınız. Göstermediğimiz tüm o korkuları ortaya çıkartmak hem de bunu dal meraklısı kuşu kovuğunuzda saklayarak yapmak zorundasınız. Zor değil mi?

Damla Gökdel

Hem güzel hissedeceksin hem de ‘güzel hissetmeye’ direneceksin!

Hatta; ‘Erkekler de gafil avlanır ama direnirler’ diyeceksin. Neden? Neresi kötü bunun? Sorun güzel hissetmekte mi? Hiç sanmıyorum… Yoksa gafil avlanmakta mı?

Hiç beklemediğin anda, hazırlıksız, kendini şöyle bir emniyete dahi almadan hissetmeye başlamak insanı hep zor duruma mı düşürür?

Nedir çekince? Gösterilen o muhteşem direnç sözünü ettiğin kırılganlık yüzünden mi yani? Hepsi bu mu? O kadar mı? E dönüp gidecek misin bu durumda ya da engelleyebildiğin kadar engelleyip, hem kendini hem de onu yaşamaktan artık usandığımız o anlamsız kısır döngünün içine mi sokacaksın?

Hadi direndin ve başardın. Daha mı güçlü oldun şimdi? Böyle daha mı rahat ve mutlusun? Peki… Kırılgan ama o kırılganlığın bencilleştirmediği ya da şımartmadığı erkeklere büyük saygım var. Ben de kırılganım… Bugüne dek boş yaşamadığını, hissettiğini gösterir. Seni bilmem ama bu bana zekâ kadar karşı konulmaz geliyor. Yaşayıp da; hiç tökezlemeden yola devam etmiş birine ‘âşık’ olur muydun? Hiç sanmıyorum… Kırılacağız tabii, hayat bu. Kırılmasaydın, bir farkın da olmazdı. İnan bana duygusal anlamda işimize yarar tek bilgi; etimize, kemiğimize işlemiş olan. İnsan aklıyla yanılabiliyor ama onunla asla… İnsan korkabilir de, gayet doğal ama ya o korkuyla dönüp de giderse? Galiba buna da saygım var. Üzülürüm ama yolundan da çevirmem. Bir tercih meselesi… Hiç kimsenin korkusuyla benim aramda kalmasını istemezdim. Kadınların en sevmediği nedir biliyor musun? Kırılganlık ya da korkunun neden olduğu bu kararsızlık… Ve siz o kadar kararsızsınız ki. Yoksa dal değil de ağaç olmanın yolunu aramak değil sorun olan. Korkuların, zaafların, kusurların insanı daha ‘insan’ kıldığını düşünüyorum. O zaman aşk daha çok aklıma yatıyor açıkçası. Bu arada kendini ‘engelleyen’ ya da ‘kaçabildiği kadar kaçan’ kadınlar yok mu sanıyorsun ya da aşka direnmeye çalışanlar? Ona da kadın tarafında ‘gurur’ deniyor ve buna da yine sizin kararsızlığınız neden oluyor. Hangisi daha kötü dersin? Gururlu kadm mı yoksa korkak erkek mi? Bir gıdım yol alamayacak mıyız biz?

 



FaceBook Ekle Bunu, FaceBook Share Twitter Ekle Bunu, Twitter Share Digg Ekle Bunu, Digg Share” title= ”Google MySpace Ekle Bunu, MySpace Share Technorati Ekle Bunu, Technorati Share ”Delicious


Yorum Yapın

yukari