Çalışan Annede Endişe ve Suçluluk Duygusu



Çalışan Annede Endişe ve Suçluluk Duygusu

calisan annede endiseAnne işe gitmek için kapıdan her çıkışta, bebeğinin/ çocuğunun tehlikede olduğunu, yanında olmadığı için bu tehlikeyi önleyemeyeceğini, dolayısıyla onu koruyamayacağını düşünür, çocuğunu kaybetme endişesi yaşar. İşte olduğu süre içinde başkasına emanet ettiği kişinin, bu kişi öz annesi de olsa, ona iyi bakamayacağını, beslenmesini ve temizliğini ihmal edeceğini düşünür, kaygı duyar. Fırsat buldukça evi arayarak bakıcıdan çocuğu hakkında bilgi alır. “Çocuğum şu anda ne yapıyor? Uykusunu aldı mı? Mamasını yedirdin mi? Bezini değiştirdin mi?” sorular birbirini takip eder. Bakıcı annenin kendisine güvenmediğini düşünür. Annedeki bu endişe bakıcı tarafından kendisine güvenilmediği duygusu uyandırabilir. “Madem bana güvenmiyor, neden daha çok çalışayım, neden çaba göstereyim” şeklinde düşünebilir. Bu da hizmet kalitesinin düşmesine yol açabilir.



Çalışan anne, çocuğuna karşı doğal davranmalı, ona yeterince zaman ayıramadığı endişesi ile her isteğini yerine getirerek şımarmamak. Gerektiğinde onaylanmayan davranışlarına sınır koymalı, kapris ve saygısızlık yapmasına izin vermemeli, hazıra alıştırmamak, sorumluluk almasını ve kurallara uymasını sağlamalıdır.

Çocuk annenin ve babanın ortak meyvesidir. Çocuk eğitiminden anne kadar baba da sorumludur. Ancak Türk toplum geleneğinde babaların ev işlerinde ve çocuk bakımında anneye yardımcı olması pek hoş karşılanmaz. Anadoluda, küçük şehirlerde eşine yardımcı olan beyler, erkekler arasında alaya alınır ve “kılıbık” olarak isimlendirilir. Ancak büyük şehirlerde, eşlerden ikisinin de çalıştığı memur ailelerde, erkekler ev işlerinde eşlerine yardım etmekte, onların yükünü hafifletmekte, böylece geleneksel sert erkek imajının yerini yumuşak erkek imajı almış bulunmaktadır.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*