Buradasınız : Ana Sayfa // Sağlıklı Yaşam // Doktor Seçmek Eş Seçmek Kadar Önemli!

Doktor Seçmek Eş Seçmek Kadar Önemli!


Bir hekimde aradığım 8 özellik

Hekim tercihi eş seçimi kadar önemli bir durumdur, hangi doktoru ceçeceğimize karar verebilmek. Sonuç olarak kendimizin, çocuğumuzun ya da annemizin sağlığını, canını emanet edeceğimiz kişilerdir doktorlarımız. Doktor seçmek, aslında en temel hasta haklarımızın başında gelir.

doktor secimi

Peki, uzmanlık gerektiren hastalıklarda, ameliyata ihtiyaç duyulan vakalarda doktorumuzu neye göre, nasıl seçeceğiz? Bir beyin cerrahı arkadaşımla bu konuyu konuşurken, “Kendi uzmanlığının dışındaki bir branşta yakınlarının ameliyat olması gerektiğinde ne yapıyorsun?” diye sordum. “Doktorların cerrahisinin nasıl olduğunu en iyi anestezistler bilir. Bu yüzden anestezi uzmanı arkadaşlarıma danışırım” dedi.

Bana gelince… Sağlıkta uzman bir gazeteci olarak tanık olduğum olayların, gözlemlerimin, öğrendiklerimin ve bir hasta yakını olarak bizzat yaşadıklarımın rehberliğinde doktor seçimi konusunda elbette dikkat ettiğim bazı önemli noktalar var. Hem kendi aile fertlerimden birine hekim ararken; hem de bana “Hangi doktora gidelim?” diye soranlara öneride bulunurken aşağıdaki sekiz konuyu analiz ederim.

1 HEKİMİN DENEYİMİ, BİLGİSİ

Hekimin uzmanlığıyla ilgili bilgisi ve deneyimi, doktor seçme hakkımı kullanırken dikkat ettiğim noktalar arasında ilk sırada yer alır.

Tıptaki gelişmeler baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Bir hekimin mezun olduğu yılki bilgisini sürekli yenilemesi, kendisini geliştirmesi gerekiyor. Sadece muayenesinde ya da çalıştığı sağlık kuruluşunda hasta gören, hiçbir bilimsel toplantıya katılmayan; tıbbi bilgilerini ve deneyimlerini güncellemeyen doktorlar yerine; kongreleri takip eden aktif hekimleri tercih ederim ben.

2 UZMANLIĞI DIŞINDA KONUŞMAYA MERAKLI HEKİMLER

Her konuda ahkam kesmeye meraklı hekimleri de unutmamak gerekiyor. Bir gazete ya da televizyon muhabiri kendisine soru sormaya görsün. “Bu benim uzmanlık alanım değil” diyerek söyleşi teklifini geri çevirmek yerine, diplomasında “doktor” yazmasının özgüveniyle tıbbın her alanında konuşabiliyor bazıları. Beyin cerrahı bir doktor domuz gribi, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ise kalp krizi konusunda röportaj verebiliyor. Hatta gazetelerde, dergilerde köşe yazan, okurların sorularını yanıtlayan uzman hekimlerin bazıları tıbbın her alanında bilgi vermekte bir sakınca görmüyor.

Oysa tıptaki uzmanlaşma yan dallara kadar indi günümüzde. Örneğin kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının bazıları perinataloji ve jinekolojik onkoloji gibi konularda uzmanlaşıyor. Kadın hastalıkları ve doğum ihtisasının üzerine üç yıl ilave olarak perinataloji ya da jinekolojik onkoloji alanında eğitim görüyorlar.

Günümüz tıbbında resmen olmasa da doktorlar, uzmanlık eğitimi aldıkları branşlarda belli hastalıklara odaklanıyorlar. Mesela özellikle İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerdeki genel cerrahi uzmanlarının bazıları meme, tiroid veya sindirim sistemi hastalıkları gibi alanlara yoğunlaşabiliyor. Bazı göz doktorları da retina ya da kornea hastalıklarının teşhisine ve tedavisine ağırlık verebiliyor. Hal böyle iken, bir hekimin kendi uzmanlığı dışındaki rahatsızlıklar konusunda da dertlere derman olmaya, yol göstermeye, bilgi vermeye çalışması büyük bir güven kaybı yaratıyor bende.

3 ÜNLÜ VE MEDYATİK BİR DOKTOR İYİ HEKİM MİDİR?

Peki reklam, sponsorluk, PR çalışmaları gibi yollarla sürekli medyanın gündeminde yer alan doktorlara ne kadar güvenebiliriz? Bir hekimin haftanın neredeyse her günü kadın, sağlık, magazin programlarında boy göstermesi, gazetelerde söyleşilerinin yayınlanması onun gerçekten iyi bir hekim olduğuna işaret eder mi? Ünlü, medyatik bir doktor olmak hastalıkların teşhisi ve tedavisi konusunda hekimlik bilgisinin, yeteneğinin ve deneyiminin göstergesi olabilir mi sizce?2

4 HEKİMİN WEB SİTESİ MESLEĞE BAKIŞININ AYNASIDIR!

Artık çoğu hasta kendisine konulan teşhisle ilgili tıptaki en son gelişmelere internet aracılığıyla ulaşabiliyor. Hastalığıyla ilgili uzman doktorlar ve hastaneler hakkında internet sitelerinde saatler süren titiz ve derin bir araştırma yapabiliyor.

İşte bu hasta kitlesine hitap etmek isteyen çoğu hekimin artık kişisel internet sitesi var. Doktor seçerken en önemli noktalardan biri hekimlerin web sitelerinin nasıl olduğudur.

Web sitesinin tasarımı ve içeriği o hekimin aynasıdır bir bakıma. Artist gibi boy boy fotoğrafları mı yer alıyor doktorun internet sitesinde? Tedavi ettiği hastalarının kendisiyle ilgili övgü dolu sözlerinin yaratacağı olumlu etkiden medet mi umuyor? Hastayı bilgilendirme kaygısından çok kendi reklamını yapma peşindeki böyle hekimlerden uzak dururum ben her zaman.

Elbette böyle bir iletişim ve PR yöntemini benimseyen doktorlar arasında da iyi hekimler vardır. Ancak bu tercihtir. Doktor seçimimde, kendini ve hastalarını kişisel PR’ının malzemesi yapan bu tarz hekimler yer almaz.3

5 HASTAYA YETERLİ ZAMAN…

Hekimin hastasına yeterli zaman ayırması da önemli bir faktördür. Muayene süresinin azlığı sadece yığılmaların yaşandığı devlet ve üniversite hastanelerinde görülmüyor ne yazık ki! SGK ile anlaşması olan bazı özel hastanelerde de hastalara muayene için çok yetersiz süre ayrılıyor.

SGK ile anlaşması olmayan kimi özel hastanelere gelince… Onlar da sağlık harcamalarını özel sağlık sigortasından ya da cebinden ödeyerek karşılayabilen hastaların sayısını arttırmayı hedefliyorlar. İşte bu nedenle bazı özel hastanelerde hekimlerin muayene süreleri 10-15 dakika ile sınırlandırılıyor. Doktorun size ayırdığı muayene süresi bittiğinde sekreterler hemen bir şekilde devreye giriyor.

İşte ben de özel hastanede çalışan diyetisyenimden sırf bu nedenle vazgeçtim. Son kontrolümden bu yana geçen 15 günde diyet kaçamaklarımı öğrenen, tartıda kilomu kontrol eden diyetisyenimle görüşmem iki defa sekreter tarafından kesildi. Bunun nedeni hastane yönetimi tarafından söyleşi için yönlendirilen gazeteci ile bir politikacının eşi olan torpilli hastaydı.

Diyetisyenim de randevulu hastalarının muayene sırasını altüst eden bu beklenmeyen iki konuk nedeniyle gerilmişti. Oysa ben gazeteci kimliğimi hastanenin dışında bırakmış, bir hastası olarak karşısında oturuyordum. Özel bir hastaneyi seçmenin nedeni ise bana daha çok zaman ayrılması ve özen gösterilmesiydi.

Diyetisyenim “İyi gidiyorsunuz. İki hafta daha aynı diyet listesini uygulayın,” diyerek görüşmemize aceleyle son noktayı koydu. Kendimi çok kötü hissettim. Onca işimi, randevumu bırakıp aynı diyet listesini uygulayacağımı duymak için mi gitmiştim oraya? Yaptığım diyetin sihri bozulmuştu. İrademe hakim olmak, iki haftada bir diyetisyen kontrolüne gitmek için ihtiyaç duyduğum motivasyonum da… O gün son gidişim oldu diyetisyene.

6 CERRAHINIZIN AMELİYAT YAPTIĞI HASTANE NASIL?

Cerrahi gerektiren durumlarda hekimin ameliyatlarını hangi hastanede yaptığı da son derece önemlidir. Yasalara göre özel hastane açmak için genel cerrahi, dahiliye, çocuk, kadın hastalıkları ve diş olmak üzere en az beş branşta faaliyet göstermek gerekiyor. Böyle küçük ölçekli özel hastanelerde ameliyat sırasında örneğin kalple ilgili acil bir sorun gelişmesi halinde kardiyoloji uzmanına, kalp damar cerrahına ulaşma konusunda sıkıntı yaşanacaktır. Özellikle kalp, hipertansiyon, diyabet gibi kronik hastalıkları bulunanların ve yaşlıların ameliyat olacakları hastaneyi iyi seçmeleri gerekir.

Akıllı bir hasta ameliyat olacağı hastane hakkında detaylı araştırma yapmalı, aşağıdaki soruların yanıtlarını mutlaka öğrenmeli.

Hastanenin alt yapısı, hemşirelik hizmetleri nasıldır? Ameliyathane, yoğun bakım servisi ve tıbbi cihaz açısından her türlü üst düzey donanıma sahip midir? Acil bir durum olduğunda hemen kardiyoloğa, kalp cerrahına ya da beyin cerrahına ulaşmak mümkün müdür? Hastanenin otelcilik hizmetleri yeterli midir?

7 SOSYAL GÜVENCENİZ VE SAĞLIK HARCAMALARI

Doktor arayanların sağlıkta sosyal güvencelerine göre bir seçim yapmalarında fayda var. SGK’lı mısınız yoksa özel sağlık sigortanız mı var? Eğer hiçbir sigortanın şemsiyesi altında değilseniz, sağlık harcamalarınızı cebinizden yapabilecek gücünüz nedir?

Bu sorulara vereceğiniz yanıtlar hekim ve hastane seçerken hedeflerinizi belirler. Eğer özel sağlık sigortanızdan faydalanacaksanız, anlaşmalı hastanelerde doktor arayışına öncelik vermeniz yerinde olur.

SGK’lı bir hasta olarak devlet ve üniversite hastanelerinden hizmet alabileceğiniz gibi, anlaşmalı özel hastanelerde de tedavi görebilirsiniz. Ancak tercihiniz özel hastanedeki bir doktordan yana olursa; hastaneye, branşa, uygulanacak tedaviye göre farklı oranlarda ilave ücretler ödeyebileceğinizi de aklınızdan çıkarmamalısınız.

Özellikle birden fazla doktor arasında kararsız kaldığınız durumlarda, sağlıkta sosyal güvencenizi ya da bütçenizi dikkate alın. Tabii çok az yerde yapılabilen nitelikli tedaviler gerektiren hastalıklarda bu kriterleri ikinci plana atmanız gerekebilir.

8 HASTAYI BİLGİLENDİRMEK YA DA KORKUTMAK…

Hekim tercihimizi belirleyen önemli noktalardan biri de doktorun hastalarıyla kurduğu iletişim tarzıdır. Kimi hastalar rahatsızlıklarına ya da uygulanacak tedavilere bağlı olarak gelişebilecek olumsuzluklar konusunda açık konuşan hekimlerden hoşlanmaz.

Üniversite mezunu bir arkadaşım miyom ameliyatı sırasında milyonda bir de olsa ortaya çıkabilecek komplikasyonlardan bahseden jinekoloğun muayenehanesinden bir daha hiç uğramamak üzere çıkmıştı. Üstelik doktoru “jinekolojik onkoloji” alanında önemli bir isim olmasına karşın. Ameliyatını ise hiçbir akademik unvanı olmayan, özel bir hastanede çalışan başka hekime yaptırmıştı, Söz konusu kadın hastalıkları ve doğum uzmanını tercih etmesinin tek nedeni ise, ameliyat süreci ve cerrahi müdahalenin sonuçları hakkında kendisini daha iyi hissetmesini sağlaması, olası komplikasyonlara fazla vurgu yapmamasıydı.

Benim tercihim ise tam tersine açık konuşan, detaylı bilgi veren doktorlardan yanadır.

Hastayla arasına soğuk bir mesafe koyan; tedavi süreci, yaşanabilecek sıkıntılar konusundaki ayrıntılı sorulardan rahatsız olduğunu hissettiğim hekimlere kendimin ya da bir yakınımın sağlığını emanet etmek istemem.

Gördüğünüz gibi iki samimi arkadaşın bile bir doktordan beklentileri arasında dağlar kadar fark var. Aslında “Bir hekimiti hastalarıyla iletişimi idealde nasıl olmalıdır?” sorusunun yanıtı da hastadan hastaya değişiyor. Bunun iyi ya da kötü hekimlikle hiçbir alakası yok! Hastanın psikolojisi, kişisel özellikleri ve doktorundan beklentileri son derece belirleyici olabiliyor. Aynı cerrahi teknikle başarılı bir ameliyat geçiren hastalardan bazıları doktorlarından çevrelerine övgü dolu sözlerle bahsederken, bazıları ise hoşnutsuzluğunu dile getirebiliyor. Buradaki fark, tedavi sonucundan çok doktorla hasta ve hasta yakınları arasında bir türlü sağlanamayan sıcak iletişimden kaynaklanıyor.

İşte bu yüzden birden fazla isim arasında karar vermekte zorlandığınızda; beden diliyle, iletişim tarzıyla hayalinizde canlandırdığınız hekimlik yaklaşımına en yakın doktoru tercih etmeniz memnuniyetinizi arttırabilir.

Esra Kazancıbaşı



FaceBook Ekle Bunu, FaceBook Share Twitter Ekle Bunu, Twitter Share Digg Ekle Bunu, Digg Share” title= ”Google MySpace Ekle Bunu, MySpace Share Technorati Ekle Bunu, Technorati Share ”Delicious


Etiketler: , , , ,

Yorum Yapın

yukari