Buradasınız : Ana Sayfa // Anne ve Çocuk // Düşük Yapan 3 Kadının Yaşadıkları

Düşük Yapan 3 Kadının Yaşadıkları


Duşuk Hikayeleri

Farklı düşük deneyimleri yaşayan üç kadın, bu durumun beraberinde getirdiği duygu fırtınalarını anlatıyor.

“Anne olmak benim için öncelik değildi.”

Altı yıl boyunca, çocuk istemeyen bir adamla beraberdim. Onun bu isteksizliği bana da bulaşmıştı. Çocuk sahibi olmanın negatif tarafları hakkında düşünerek çok zaman geçirdim. Bedenim mahvolacaktı ve bir daha asla doğru dürüst uyuyamayacaktım. Ayrıldıktan sonra bile annelik benim için bir öncelik değildi. Birkaç yıl sonra şimdiki eşimle tanıştım ve evlendik. Baba olmayı çok istiyordu ve bebek sahibi olmak için çabalamaya başladık. Gebelik testinden hamile olduğumu öğrendiğimde, negatif ya da pozitif hiçbir şey hissetmedim. Her şey çok hızlı ilerliyordu. Beş gün sonra ofisteyken kanamam oldu. Kanama devam ederken ağlamaya başladım. Çocuğumu kaybetmiş gibi hissediyordum. O ana kadar çocuk istediğimin farkında bile değildim. O bebeği ne kadar çok istediğimi anlayamamıştım. Şimdi iki yaşında bir oğlumuz var ama kaybettiğim ilk bebeğin anısına hâlâ teyzemin verdiği melek kolyesini takıyorum.

—Derya, 36, İzmir

dusuk-yapan-kadinlar

“Kısmet değilmiş.”

Travmalar üzerine çalışan bir psikoterapist olarak düşük travmasının farkındaydım ve ne kadar sık yaşandığını da biliyordum. Hamileliğimin dokuzuncu haftasında düşük yaptım. Tabii ki üzgündüm ama “Daha fetüs bile değildi” diye düşündüm. Fetüs olmaya çalışıyordu. Birkaç gün kanamam ve ağrım oldu ama işten izin alma ihtiyacı hissetmedim. İki hafta sonra araba kullanırken durup dururken duygularım ağır bastı. Arabamı kenara çektim ve kocamı aradım, konuşmaya başladık. İkimiz de ağladık. Ağladıktan hemen sonra daha iyi hissetmeye başlamıştım. Sadece kabullenmem gerekiyordu. Bu olaydan sonra kendimi toparlamayı başardım. Tekrar hamile kalabileceğimi biliyordum, birkaç yıl önce oğluma hamileyken hiç sorun yaşamamıştım. Sadece bu sefer kısmet değildi.

—Merve, 40, İstanbul

“Hafta sonunu hamile geçirmek zorunda kaldım, ama hamile değildim.”

Bundan üç yıl önce, henüz denemeye başlayalı bir ay olmuşken hamile kaldığımı öğrendik. Eşimle çok mutluyduk. Ultrasonda bebeğin kalp atışlarını duyduk, ailemize ve arkadaşlarımıza haber verdik. Büyüyecek ailemiz için yeni bir ev bile aldık. Sonra rutin 17. hafta kontrolünde doktorum birdenbire sessizleşti. Bebek hareket etmiyordu. Kalp atışı yoktu. O gün cumaydı ve ancak pazartesi günü kürtaj randevusu verebiliyordu. Böylece o hafta sonunu hamile olarak geçirdim ama aslında değildim. Kürtajın kendisi de çok kötüydü. Doktorum çoğu kadının aynı gün eve gidebildiğini söylemişti ama bende bazı komplikasyonlar oluştu. Çok fazla kan kaybettim ve kan verilmesi gerekti; hastanede kalmak zorunda kaldım. Taburcu olduktan bir-iki gün sonra sütüm geldi. Göğüslerim bir gecede üç katı büyüklüğe eriştiler ve doğum çatlaklarım oluştu. Duygusal olarak en zor anlar bunlardı.

Bedenim bir bebek sahibi olduğumu düşünüyordu ama ortada bir bebek yoktu. Bebek sahibi olmadan hamilelik sonrası aşamaları yaşamak çok garip hissettiriyor. Bunu tekrar deneyip denemeyeceğimize henüz karar vermedik.

—Beyza, 28, İstanbul



FaceBook Ekle Bunu, FaceBook Share Twitter Ekle Bunu, Twitter Share Digg Ekle Bunu, Digg Share” title= ”Google MySpace Ekle Bunu, MySpace Share Technorati Ekle Bunu, Technorati Share ”Delicious


Etiketler: , ,

Yorum Yapın

yukari