Buradasınız : Ana Sayfa // Haberler // Gwen Stefani! Hepimizin hayran olduğu kadın

Gwen Stefani! Hepimizin hayran olduğu kadın


Gwen Stefani! Hepimizin hayran olduğu kadın. Bugünlerde filmi başa sarmaya hazırlanıyor: Şarkı söyleyecek, stüdyoya girecek, No Doubt’a “geri dönecek”. O hala pek çoğunun yerinde olmak istediği kadın. Belki hep aynı gibi görünüyor. Ama çok değişti!

Gwen StefaniSiren Stüdyoları, West Hollywood, 2012 yazı. Gwen Stefani üst katlarda bir yerde, tahminen gözüne eyeliner sürdürüyor. Bense karşımda peş peşe açılan kapıları aşmakla meşgulüm. Bir anda karşıma çıkan resepsiyon masasındaki kadının sesini duyuyorum. Kiminle görüşmeye geldiğimi söylediğimde, 20’li yaşlarındaki kız “Onu göreceğiniz için heyecanlı mısınız?” diye soruyor. Ve daha cevabımı duymadan devam ediyor: “Binada olduğu günleri seviyorum. Ona sadece şöhret olduğu için değil; yetenekli olduğu için saygı duyuyorum, ona hayranım.” Hak verdiğimi göstermek için başımı sallıyorum. Gerçek yeteneğin uzun soluklu olduğuna dair birkaç kelime geveleyip 1986’da ilk defa ortaya çıkan No Doubt’un 11 yılın ardından bir albüm çıkarmasının kaçınılmaz olduğu konusunda felsefe yapıyorum. Kız bana Fince konuşmuşum gibi bakıyor ve “Sanırım 1984 demek istediniz” diyor.

Yaklaşık 50 dakika sonra, boş stüdyoya giren Gwen Stefani’yle buluşuyorum. 26 yıl önce (bu rakamdan eminim) ağabeyi Eric’in Anaheim, Orange County, Kaliforniya’da kurduğu küçük grubuna dahil olup müzik yapmaya başlayan Gwen Stefani! O zaman birileri geleceği görebilse ve bugünkü halini çizebilseydi, eminin şu anda karşımda duran kadını düşlerdi. Üzerine oturan metal yakalı ve incecik bir Dries Van Noten kravatla tamamlanmış beyaz bir gömlek; fermuar detaylı dar bir pantolon… “Lady-punk”a dair güzel bir örnek. Sağ elinde kafeinsiz bir Starbucks kahve var (içindeki o azıcık kafeinin kendisine yettiğine yemin ediyor); söyleşi boyunca kahvesini yudumlayıp beyaz plastik kapağına kırmızı ruj lekesi bırakıyor. Evet, yüzünde bir uzmanın yaptığı makyaj var, ama… Cildi pırıl pırıl. 28 yaşında görünüyor. Oysa 44.

Daha ince, daha konuşkan; yani sanırım öyle. Yanında eski arkadaşları var hala. 16 yıl önce “Don’t Spe-ak” klibini yöneten Sophie Muller şimdi de yeni albümdeki ilk parça, “Settle Down”ın klibini çekmeye hazırlanıyor. Gvven Stefani’nin hikayesi asla sıradan değil. Solo çalıştığı dönemde farklı denemeler yaparak “farklı rollere bürünüp başka biriymiş gibi davranırken” çok eğlendiğini itiraf ediyor: “Şimdi de lisedeki o kız çocuğuna geri döndüğümü hissediyorum, müziği ilk keşfettiğim yıllara…” Gvven ve grup arkadaşları Tony Kanal, Tom Dumont ve Adrian Young bu (altıncı) albüm üzerinde 2008’den beri çalışıyorlar. Bundan önceki dönemde dördü de ayrı ayrı epey meşguldü. Gvven, Eve, Pharrell, Dr Dre ve Nevv Order gibi isimlerle işbirliği yapıp toplamda 20 milyon kopya satan, iki de solo albüm çıkardı. “Bir daha asla bunu yapmayacağım. Çok yorucuydu” diye itiraf ediyor.

Gvven Stefani, aynı dönemde eşi ve Bush’un solisti Gavin Rossdale’le iki çocuk yapmayı da başardı. İki oğlu, altı yaşındaki Kingston ve dört yaşındaki Zuma’nın da “katkılarıyla” bu No Doubt albümü mecburen ertelendi. Gvven, “O dönemde ruh halim albüm çıkarmaya hiç müsait değildi. Şarkılar bir türlü istediğim gibi olmuyordu” diye anlatıyor o süreci. Hatta Zuma henüz bebekken, belki iyi gelir, kendisine ilham verir diye tura çıkmaya karar vermiş. Öyle de yapmış. Bir taraftan bebek emzirip ilham gelmesini, iyi hissetmeyi ummuş ama hiç de öyle olmamış: “Bunu neden yaptığımı hala bilmiyorum. Yeniden şarj olurum diye düşündüm. Ancak işe yaramadı.”

Ancak yine de o ruh halleri ve deneyim bir işe yaramış olmalı ki Gvven Stefani, “her şeyi aynı anda yapmaktan vazgeçmiş”. Sohbetimiz boyunca bu konuya defalarca dönüyoruz: Hayatındaki farklı alanlar arasındaki dengeyi bulma çabasını; tümünü bir bütün, “paket” olarak ele alıp hepsine aynı özeni, zamanı vermeye denemesini… “Bu endişe ettiğim tek konu: Hepsine nasıl yetişeceğim? Hem onu, hem de bunu nasıl yapacağım? Bu benim sürekli ‘savaş’ım. Sürekli bunun için endişeleniyorum” diyor.

SÜPER ZENGİN, SÜPER ŞÖHRETLİ VE ANNE

Çocuklar büyüdükçe işi daha da zorlaşıyor. Gvven Stefani “Bir bebeğin olduğunda hayat fazla değişmiyor. Demek istediğim, evet uykusuz kalıyor ve hep kucağında dolaştırıyorsun ama tümü insana harika geliyor. Ancak hala kendin olabiliyorsun. Çocuklar büyüdükçe yani beş altı yaşlarına gelip de okula başladıklarında birden ‘Eyvah, gerçek sorunlar başladı. Ve hepsi benim sorumluluğumda… Aman Tanrım, bu çok fazla” gibi durumlar yaşadığını anlatıyor.

Demek bu “süper zengin, süper şöhretli” hali onu pek çok karar almak zorunda olan diğer ebeveynlerden farklı kılamıyor. “Son birkaç moda haftasını okul nedeniyle kaçırdım” diyor; “Çocuklarımı bırakıp gidemem, okulun ilk gününü kaçıramam. Bu mümkün değil.” Çocuklara ilaveten, bir de turnede olan eşi Gavin var. Bu durum, Stefani/Rossdale rutinini de etkiliyor: “Gavin, şu anda bir haftalığına evde. Onun evde olması her şeyi değiştiriyor. İyi anlamda. Ancak aynı zamanda bu bile zor, çünkü tüm gündemimiz değişiyor.”

Açıkçası albüm çalışmaları, onu yıllarca tanıyan grup üyeleriyle bir arada olmak ona iyi gelmiş olmalı. Grup üyeleri anlayışlı “çocuklar”mış, tüm çalışma günlerini Gvven’in çocuklarının okul saatlerine göre ayarlamışlar. Gvven Stefani, “Hepsi o kadar duyarlı ki… Tüm stüdyo çalışmalarımı, okul ve çocuklarla akşam yemeği saatlerine göre ayarladılar… Nasıl bir stres yaşadığımı bir ben bilirim” diyor.

Bu kadar mücadeleye rağmen Gvven Stefani, tüm süreçten keyif almış. Çünkü “anne olmak zor” ancak yaptıkları aynı zamanda çok eğlenceli. Ve tümü hayatının merkezinde. “Sanırım pek çok çalışan anne aynı durumda” diyor ve devam ediyor: “Hepimiz kendimize de zaman ayırmak istiyoruz… Ancak bunu yapmakta zorlanıyoruz. Bu ödenmesi gereken bir bedel. Şu anda olduğu gibi, seninle söyleşi yapıyorum, oğlum deniz kenarında. Dört yaşında bir çocuğun kumsalda koşturmasını izlemek o kadar zevkli ki…”

Filmi epey geriye saracak olsak, Gvven Stefani’yi grubuyla bir minibüste turlarken, sahne makyajını arka koltukta yaparken görürdük. O zamanlar ne bu şöhreti, ne de müzik dünyasında bu başarıyı hayal edebiliyordu. Bas gitarcısı Tony Kanal’a aşıktı, tüm hayalleri onunla ilgiliydi: “İlk aşk o kadar güçlü ki, kendinizi bir tek onunla tanımlayabiliyorsunuz. İlk aşkım en büyük ilham kaynağımdı. Benim için başka hiçbir şey yoktu. Evlenmek ve bebeklerimizin olmasını istiyordum. Tabii bu hayallerim kısa sürdü. O sıralar dünyada bundan fazlası olduğunun farkında değildim.” Neyse ki tam o sırada terk edilmiş. Şarkı sözleri yazmak ilacı olmuş. Don’t Speak böyle ortaya çıkmış: “Yaşadıklarım bambaşka bir yönümü ortaya çıkardı. O gün bugündür o kızı çok gerilerde bıraktım. O farklıydı. Tutkulu olduğum bir yönüm olması, beni şu anda tanımlayan en önemli özellik.”

Peki ya sonraki ve kalıcı aşkı? Kanal’la ayrıldıktan kısa süre sonra No Doubt olarak, Bush grubuyla tura çıktıklarını anlatıyor. Gavin Rossdale’la tanışma! Gvven Stefani bileğindeki pırlanta bileziğe işaret edip “Bu benim değil ama 10’ncu evlilik yıldönümünde hiç fena bir hediye olmazdı” diyor.

14 Eylül’de evlilik yıldönümlerini kutlayan çift, aslında tam 16 inişli çıkışlı yıldır beraber. Gvven bu ilişki için bir seferinde “ne onunla ne de onsuz” tanımını yapmıştı. “Bunu ne zaman demişim ki?” diye şaşırıyor. “Bir zamanlar…”

Son bir yıldır turda olan eşini çok özlediğini, bu süreyi “korkunç” olarak kabul ettiğini vurguluyor. “Ancak Gavin sevdiği işi yaptığı için mutluyum. Yani bu ikimiz için de geçerli. O kadar uzun zamandır birlikteyiz ki, ilişkimizi nasıl canlı tutacağımızı biliyoruz” diye ekliyor.

Gerçi sansür şarkı sözlerine işlemiyor olabilir; yani bu konuda kendini fazla kontrol etmiyor. Gravity parçasını daha yeni dinledim de, “Hala birbirimize tutunduğumuz için çok şanslıyız” gibi sözler içeriyor… Mutlu ama kulağa saçma gelmeyen aşk şarkıları yazmanın kolay olmadığının altını çiziyor.

YENİ GWEN NELER YAPIYOR?

Son bir yıldır moda dünyasıyla da fazla ilgilenemedi. L.A.M.B. adlı markası ve daha çok aksesuardan oluşan Harajuku Lovers ve en son çocuklar için kurduğu Harajuku Mini, hep onun eserleri. Gerçi hala hepsiyle yakından ilgilendiğini söylüyor ama… Kendi için alışveriş yaparken Maison Martin Margiela ve Junya Wa-tanabe hep ilk tercihleri. Gwen Stefani’nin “normal” bir günde bile sadece giyindiğini söylemek çok zor ve büyük haksızlık. Bu konuda içgüdülerine güveniyor-muş. Moda dünyasına “girmeden” önce, ucuz kıyafetler satın alıp dergilerdeki kızları “fazla mükemmel” olduğu için eleştirdiği dönemlerde bile giyinmeyi se-viyormuş. “Evimin dışında paparazziler olsun olmasın, her zaman güzel giyinmeyi sevdim” diyor tekrar: “Ünlenmeden önce de öyleydim. Bunu herkese, eski arkadaşlarıma da sorabilirsin.” Tabii şöhret her şeyi değiştirdi. 2001 yılında stilist Andrea Lieberman’la tanıştı… Gelinliğinin de John Galliano tarafından tasarlandığını hatırlatalım.

Peki sahneye hazırlık? “Son 40 dakika tam bir ritü-el. O anda değişiyorum. Bir buçuk saatlik ter atma maratonuna hazırlanıyorum diyelim. Yine de abartmayalım, hepsi sadece makyaj ve kıyafetler. Kendinizde çok farklı olamazsınız” diye cevap veriyor.

Gvven Stefani bu kıyafetlere sığmak için çok çalıştığını her seferinde itiraf ediyor: Haftada beş gün sıkı spor. “Gerçi son zamanlarda bu da değişti, tempoyu biraz düşürdüm. Yapacak başka şeyler vardı” diyor. “Buna gerçekten ihtiyacım var mı?” diye düşünmüş. Ve nasıl göründüğünden çok nasıl hissettiğine odaklanmayı tercih ettiğini fark etmiş. Peki ya yaş alma konusunda ne düşünüyor? (Gerçi ona bir bakın, ne diye endişelenecek ki!) “Beni tek rahatsız eden, zamanın çok hızlı geçmesi. Altı yaşındaki oğluma bakıp ‘daha dün hamileydim’ ya da ‘şu tura çıkmıştım’ diye düşünüyorum… Ama geleceğin ne getireceğini bilemeyiz, o yüzden anı yaşamaya odaklanmalıyız” diye açıklıyor. “Oysa herkes beni acele ettirip ‘şimdi ne yapacaksın?’ diye soruyor. En çok bundan rahatsız oluyorum.”

Peki hakkındaki en büyük yanılgı ne? “Tüm bunların gerçek olmadığını düşünüyorum. Hakkımda söylenen güzel şeylerin bile… Kimse gerçek beni tanımıyor. Gerçek ben, gerçek hayatım… Bunları sadece ‘gerçek hayatım’dakiler biliyor. Bana gerçek gelen tek şey, sahnede olduğum anlar. O zaman tüm bu insanları görüyorum. Albümlerimi alan ve bana bu hayatı veren insanları…”

EN BÜYÜK BAŞARIM, EVLİLİĞİM

Gwen Renee Stefani, 3 Ekim 1969 tarihinde Fullerton, Kaliforniya’da doğdu. Bush grubundan Gavin Rossdale’la evli. Ve iki oğlu var. Stefani, çocukları için “Onlar olmadan işe gitmiyorum. Çocuklarım her şeyi daha eğlenceli kılıyor” diyor. Gwen Stefani’nin 2004 yılında çıkardığı ilk albümünün adı Love. Angel. Music. Baby. ikinci single’ı olan ve albümün adını taşıyan “The Sweet Escape”, listelerde ilk 10’a girmeyi başardı.

Unlü yıldız Gavin Rossdale’la olan 10 yıllık evliliği için “Bir mucize… Şimdiye kadarki en büyük başarım, evliliğim. Gavin, mükemmel bir baba. Üstelik çok çalışkan ve çok yetenekli” diyor. Gvven anne, eş, rock yıldızı, No Doubt’un solisti; bir de marka sahibi… Markası L.A.M.B.’ı (ismi ilk albümüne gönderme yapıyor), 2003 yılında kurdu. Türkiye’de de, İstanbul Harvey Nichols’ta satışta. Tabii ki parfümleri de var. Modaya çok meraklı olan (ve sahnedeki pek çok kıyafetini kendisi tasarlayan) Stefani, Japon kültürüne hayranlığını da anlatan, Harajuku Lovers adlı bir markanın da sahibi. Çok çalışkan olduğu belli; Gvven Stefani şansa inanmadığını söylüyor.



FaceBook Ekle Bunu, FaceBook Share Twitter Ekle Bunu, Twitter Share Digg Ekle Bunu, Digg Share” title= ”Google MySpace Ekle Bunu, MySpace Share Technorati Ekle Bunu, Technorati Share ”Delicious


Etiketler:

Yorum Yapın

yukari