Buradasınız : Ana Sayfa // İlişkiler // Kendi Hayatınızı mı Yaşıyorsunuz Başkalarınınkini mi?

Kendi Hayatınızı mı Yaşıyorsunuz Başkalarınınkini mi?


Yirmili yaşlarımdaki acizliğimi düşündükçe, genç kızlara baktığımda gençliğim gidiyor diye kıskanmıyorum… İnsanlar tarafından kabul edilmek, beğenilmek o kadar mühimdi ki o yaşlarda… Hiç unutmam; bir erkek arkadaşımla yemeğe gitmiştim, açlıktan midemin çıkarttığı sesi duymamaya imkân yokken, tokmuşum gibi yapıp yemek yiyememiştim ya yanlış bir şey yapıp rezil olursam korkusuyla. Rahat değildim, kendim olamıyordum.

stress

örneğin, bir partiye gittiğimde düşündüğüm şey, “Bu insanlar için yeteri kadar enteresan mıyım? Beni beğenecekler mi? Onlardan biri olabilir miyim?” gibi sorulardı. Kendime verdiğim değer arttıkça sorduğum soru da değişti: “Tüm bu insanlar birkaç saatimi vermek istediğim kişiler mi?..

Ne büyük bir değişim… Eskiden ne kadar çok arkadaşım olursa, o kadar popüler olurum diye düşünüyordum, halbuki kendime inancım arttıkça insanlar kendiliğinden bana geliyorlar ve sadece pozitif enerji aldığım arkadaşlıkların beni doyurduğunu hissediyorum…

işte en büyük hatalarımızı, kendimizi güvensiz, değersiz hissettiğimiz zamanlarda bilinçsiz attığımız adımlarda yapıyor, sonra da başımıza gelen her şey için hayatı suçluyoruz. önceki bölümlerde de gördüğümüz gibi, özellikle romantik ilişkiler kendi kimliğinizi ezebilecek bir potansiyele sahip… Eğer dikkat etmezseniz, romantik hayallerinizi korumak adına, her şeye evet diyen bir kadına dönebilirsiniz. Sürekli karşısındakini memnun etme hastalığına kapılıp bir süre sonra kendinizi tanıyamayaca-ğınız ve hatta sevmeyeceğiniz bir kişiliğe bürünebilirsiniz…

Başkalarının bizim için istediği hayatı yaşamaya çalıştığımızdan, daha kendi hayalimizin bile ne olduğunu bilmiyoruz çoğumuz…

İstanbul’da varlıklı bir ailenin kızının bir doktorla yaptığı evlilik, kocasının kendisini aldatmasıyla son bulmuştu. Yalnızlığına tahammül edemediği için fazla bir zaman geçmeden karşısına ilk çıkan kişiyle bir ilişkiye girmiş ve kısa bir süre sonra da evlenmişti. Şimdi küçük bir kızı var ikinci evliliğinden. Bütün hayatı çocuğu… Mutsuz, enerjisiz, gözleri donuk bakıyor. Kendini geliştirmeye, kendine bakmaya motivasyonu yok. Geleceğe ilişkin korkuları var… Başka birini bulamaz, yalnız kalırsam diye, mutsuz olmasına rağmen şimdilik o adamla yaşamayı sürdürüyor. Boşanayım diyor ama tekrar en başa dönüyor, ya birini bulamaz, yalnız kalırsam… Hayatın kendine haksızlık ettiğinden şikâyet ediyor, ama hiç düşünmüyor asıl haksızlığı kendi kendine ettiğini… Yalnızlığın yarattığı o katlanılmaz ortamdan kurtulmak için attığı adım, başka katlanılmaz bir ortama girmek için atılmış oluyor… Hep verdiğinden şikâyet ediyor ama bu kadar vericiliğin cömertlikten değil, kendine güvensizliğinden kaynaklandığını fark etmiyor. Benzer hayal kırıklıklarını pek çoğumuz yaşadık. Neden? Çünkü bir dönem, başkalarının duygularımızı öldürecek kadar üzerimizde hak sahibi olmalarına izin verdik, ama nasıl böyle bir hak verebiliriz?

özgüvenimizi, başkalarını kontrol edebilme ve onlar tarafından kabul edilme ihtiyacı üzerine kuruyoruz ve çok ama çok enerji sarf ediyoruz bunu koruyabilmek için… Sonuç, direncimiz azaldıkça, yaşam heyecanı da azalıyor.

Hüsran dolu bir tecrübeden sonra hayata küsmek hiçbir zaman çözüm olamaz. Siz enerjinizin yönünü değiştirdiniz mi, etrafınızdakilerin de size yaklaşımı değişmeye başlar.

Hayatınıza bir anlam saptamak ve yaratıcı enerjinizle kontak kurabilmek için kendinizle ilişkinizi değiştirir.

Hayatınız size mi ait, yoksa toplumun sizi sevmesi ya da kabul etmesi için oluşturduğunuz bir hayatı mı yaşıyorsunuz? Bu, en kolay şöyle anlaşılır: Eğer ilişkinizde yaşadığınız her anı benimseyip mutlulukları ve acıları beraberce sindirip hayattan tat alıyorsanız, bu sizin yaşamınız; yaptığınız her işte sadece sonuca, elde etmeye odaklanarak, içinde bulunduğunuz anı yaşaya-mıyorsanız, hayatınızın kontrolü sizin değil başkalarının elinde demektir.

Elvan Demirkan



FaceBook Ekle Bunu, FaceBook Share Twitter Ekle Bunu, Twitter Share Digg Ekle Bunu, Digg Share” title= ”Google MySpace Ekle Bunu, MySpace Share Technorati Ekle Bunu, Technorati Share ”Delicious


Etiketler: , , ,

Yorum Yapın

yukari