Buradasınız : Ana Sayfa // Takı ve Eksesuar Modası // Lüks Saatin Yeni Hedefi Kadınlar

Lüks Saatin Yeni Hedefi Kadınlar


Mücevhere ve saate biraz meraklıysanız, kendinizi oyuncakçıda gibi hissedeceğiniz bir yer, Salon International de la Haute Horlogerie (SIHH). Cenevre’de düzenlenen lüks saat fuarı, bütün koleksiyonları bir arada görmenizi sağlıyor.

luks saatOyuncakçıdaki çocuktan yok bir farkım, sağa sola koşup, ilgimi çeken her şeye dokunmak istiyorum. Her dokunmaya yeltendiğimde görevliler heyecanlanıyor. Herkeste bir panik; ya düşerse, ya kırılırsa diye. Panik atlatılınca, beyaz eldivenler çıkıyor ortaya. Ancak eldivenleri giyerek dokunmama izin veriyorlar. Tamam, haksız sayılmazlar, elimde tuttuğum oyuncakların en ucuzu 10 bin Euro’dan başlıyor, 300 bin Euro’ya kadar çıkıyor. Hatta daha da yüksek fiyatlı özel koleksiyon parçalan var ama onlara dokunmak bile yasak.

Peki, ama ben neredeyim? Cenevre’de, dünyanın en önemli lüks saat fuarlarından birindeyim. Önüm arkam sağım solum saat, ama onlara saat deyip geçmek ayıp olur. Zamanı göstermek dışında başka birçok numaraları var. Hatta bazılarında zamanı görmek için büyütece ihtiyaç oluyor çünkü saat adeta pırlantalar arasında kayboluyor. Richemont Group’un düzenlediği Salon International de la Haute Horlogerie (SIHH), hayatımda görüp göreceğim en şık fuar sanırım. Fuar demeye dilim varmıyor aslında. Ziyaretçiler de, standlar da o kadar şık ve havalı ki, kendinizi bir fuardan çok şehrin en lüks caddelerinde geziyormuş gibi hissediyorsunuz. Söz konusu lüks saatler olunca, birer kadeh şampanya da eşlik ediyor size. Eldiven takmak şart ama yanında şampanya içmek serbest. Böyle bir tezat var işte.

Şampanya kadehlerini devirmeden, şimdi fuarı birlikte gezelim… Turumuza fuarın yıldızı Cartier ile başlayalım. Saat ve mücevherleriyle ünlü Cartier’nin standı fuarın üçte birini kaplıyor. Cartier’de tam 130 yeni model var. O kadar çok modeli bir arada görünce etkileniyorsunuz. High jewellery’de sergilenen saatlerin 40 tanesi gizli saat. Yüzük, kolye ya da taç olarak da kullanabiliyorsunuz. Gizemli saat koleksiyonu ise farklı mekanizmalarıyla dikkat çekiyor. Ayrıca farklı tekniklerle öne çıkan bir koleksiyon daha var. Hayvan figürlü kadranlar, tahtadan yapılmış kadranlar ve granülasyon tekniğiyle binlerce mikro altın topun bir araya getirilip, eritilerek yapıldığı kadranlar görüyoruz. Amaç, yok olan teknikleri canlandırmak ve el işçiliğiyle teknolojiye meydan okumak.

Bu üç koleksiyonun yanı sıra bir de 1967’de ortaya çıkan ve sadece bin adet üretilen Crash modeli var. Hikayesi ise şöyle; 1967’de bir erkek saati çekmeceye sıkışıp hasar görüyor. Londra’daki Cartier butiğine tamir için geri getirildiğinde, o zaman butiğin başında olan Jean-Jacques Cartier, saatin hasarlı görünümünü çok beğeniyor. Bu saati az sayıda üretmeye karar veriyor. Crash kısa sürede ikon haline geliyor. Cartier, her seferinde farklı bir versiyonunu yapıyor. Bu yıl ilk defa kadınlar için sınırlı sayıda ürettiler. Bundan sonra en az 4-5 yıl daha üretmeyeceklerini öğreniyorum, Cartier Türkiye ve Yunanistan Genel Müdürü Alessandro Patti’den.

“Cartier’nin özelliği, her segmente uygun model üretmesi” diye başlıyor anlatmaya Alessandro Patti. Ve şöyle devam ediyor; “Mücevher, sadece üstünde taşlar olan bir altın parçasından ibaret değil, arkasında tarih, hikaye, vizyon ve yaratıcılık var. Cartier, arşiviyle, tarihiyle, taş kalitesiyle, usta işçiliğiyle, servisiyle mücevhere değer katıyor. 160 yıllık zamansız bir marka, nesilden nesle kalıyor. Tıpkı İngiltere Kraliçesi Elizabeth’in, Kate Middleton’a Prens William’la evlenirken hediye ettiği Cartier taç gibi.”

Türkiye’de çok önemli high jewellery koleksiyonerleri olduğunu anlatıyor, Alessandro Patti. “Peki kim bu müşteriler?” diye sorduğumuzda gülerek cevap veriyor; “İsviçre bankalarının eski hali gibiyiz, kesinlikle isim vermiyoruz.” Fuarın en çok ilgi çeken parçaları gizli saatler. Üstü Cartier’nin ikonlarından panterle süslü, içi saat olan, zümrüt püsküllü Art Deco bir kolye var. İsterseniz panteri çıkarıp, kol saati olarak da kullanabiliyorsunuz, kolyeyi de ayrıca takabiliyorsunuz. Bir tacın pırlantalı süsünün altından saat çıkabiliyor. Bu saati isterseniz kolunuza da takabiliyorsunuz; pırlantalı bir bilezik olarak. Saate bakmak için pırlantalı kapağı açmanız yetiyor.

Piagetde saten kayışlı, son derece klasik, pır-lantalı saatler dikkat çekiyor. Saten kayışlar ne zaman su geçirmez olacak diye konuşuyoruz. Henüz bir ilerleme yok

Ralph Lauren’in standı tam bir Ralph Lauren evi gibi dekore edilmiş. İçeri girince çıkmak istemiyorsunuz. Yine de favorim Baume & Mercier’nin standı. Bir Hamptons sahil evi şeklinde yapılmış. Kendinizi deniz kenarında tatilde gibi hissediyorsunuz. Cenevrede olduğunuzu unutuyorsunuz. Bu arada Baume & Mercier’nin en çok dikkat çeken koleksiyonu da Hamptons adını taşıyor.

IVVC’nin standında saatlerden çok yarış otomobilleri ve otomobil yarışçıları var. Fazlasıyla maskülen bir stand, zaten sloganları da hâlâ “Engineered for men”.

Mücevherleriyle tanınan Van Cleef & Arpels tam aksine son derece feminen. Saatier çok süslü. İçinde bir balerin olan saatte zamanı görmek için balerinin eteklerini kaldırmanız gerekiyor. Jaeger-LeCoultre ise dünyanın en ince mekanik saatiyle dikkat çekiyor. Ayrıca Reverso admı taşıyan çift taraflı modeli ve geçen yıl tanıtılan Rendez-Vous kadın saaderiyle de iddialılar.

Fuarda turumuzu tamamlarken kısa bir değerlendirme yapıyoruz. Peki, ama fuarda en çok neler konuşuluyor? Kol saatinin giderek işlevini kaybettiği, konu başlıklarından biri. Statü sembolü olarak bile artık cep telefonları saatlerden daha ön planda diyenler çoğunlukta. Bu durumda saat de artık ya mücevher ya da özel mekanik donanımıyla bir sanat eseri olmak zorunda.

Fuardaki saatleri incelerken daha iyi anlıyorsunuz, saat yapımının da bir sanat olduğunu. Mikroskop altında taşların kadrana mıhlanması bile o kadar zor bir iş ki, görmeden anlamak mümkün değil.

Bu yılki katılımcıları en çok şaşırtan ise SIHH 2013’te eskisine oranla daha çok kadın saati olmasıydı. Eskiden erkek saaüeri ön plandaydı, kadın saatleri bu kadar önemsenmezdi. Biraz geç de olsa, saat üreticileri kadınların gücünü keşfetmiş durumda. Artık kimbilir daha nasıl kadın saatleri göreceğiz? Yaratıcılıkta sınır tanımayacakları şimdiden belli oluyor. Takip etmekte fayda var.



FaceBook Ekle Bunu, FaceBook Share Twitter Ekle Bunu, Twitter Share Digg Ekle Bunu, Digg Share” title= ”Google MySpace Ekle Bunu, MySpace Share Technorati Ekle Bunu, Technorati Share ”Delicious


Etiketler: , , , ,

Yorum Yapın

yukari