Buradasınız : Ana Sayfa // Ayrılık, İlişkiler // Neden Terk Ediliyorum

Neden Terk Ediliyorum


Biriyle flört ediyorsunuz, çok güzel bir gün geçirdiniz ve bir daha sizi aramadı ya da 1-2 gün sonra telefonlarınıza çıkmamaya başladı. Siz de bir türlü bunu anlamlandıramıyorsunuz! Neden mi? Cevabı basit aslında…

terk edilmekBiz kadınlar, ilişkiler söz konusu olduğunda bazen kafamızı kuma gömmeyi severiz. Mesela biriyle tanıştınız, daha ilk konuşmada ondan çok hoşlandınız. Günün akşamı düğününüzü hayal elmeye başlıyorsanız, bir dakika orada dururi Orce bir sorun bakalım: “Bu adan kim? Nasıl bir karaktere sahip? Nasıl bir ailette yetişmiş? Şu anda hayalının hangi evresinden geçiyor? Elenmek gibi bir amaa var mı, yoksa sadece gönül eğlendirme derdinde

mi? Başka sorumlulukları, hedefleri, beklentileri var mı?” Daha da önemlisi bdki de başka bir ilişkisi, ciddi bir gönül kırıklığı var. Bu soruların cevabını net bir şekilde verdiniz diyelim. Bilmedi! Bu adam size ı^ıgunmu? Bir uyum yakalayabilecek misiniz? Sınıfta mı kaldı? Yazık! Demek ki doğru kişi değilmiş.

Yaptığımız en büyük hatalardan biri erkekleri analiz sürecine sokmadan hayatımıza sokmamız. Halbuki onlar çoğunlukla bu analizi yapıyor. “Bu kız benden ne bekliyor?” diye soruyorlar kendilerine ve eğer amaçları sadece eğlenmekse sizin gözlerinizde parıldayan evlilik çanlarını görür görmez, “Yok, bana gelmez, en iyisi ben yavaştan tüyeyim” diyorlar. Niyetleri ciddiyse bu kez “Bana yemek yapar mı? İyi bakar mı? Ailesi nasıl? Kültürel olarak aynı mıyız?” diye düşünüyorlar ve bir uyumsuzluk gördülerse uzatmamayı tercih ediyorlar. Bu tabii ki sizi beğenmedikleri anlamına gelmiyor. Bazen hoşlansalar bile ileri götürmeyi düşünmedikleri ilişkilere girmek istemeyebiliyorlar.

Yelkenleri indirmek mi? Sakın!

Peki, diyelim ki karşınızdaki erkek sağ salim analiz sürecini atlattı. Ciddi ciddi sizinle birlikte, ümitlisiniz, evleneceksiniz.

Güveninizi kazandı yani… Bir anda ‘o hayatımın erkeği nasılsa’ diye yelkenleri suya mı indirdiniz? Hata iki… ilişkilerde herkes kendini düşünür, eğer siz kendinizi düşünmeyi bırakıp onu düşünmeye başlarsanız ya da ondan sizi düşünmesini beklerseniz, daha çok beklersiniz. Yelkenleri suya indirdiğiniz an, ilişki yarışında geride kalmayı, hatta yarışı kaybetmeyi kabul etmişsiniz demektir. Sonra ağlayıp sızlamayın… “Peki ama güvenemeyeceksem, kendimi rahat hissedemeyeceksem ilişkinin anlamı ne?” Hata üç… Bu güvenmekle değil hayatınızda bir duruş sahibi olmanızla, sizin karakterinizle ilgili. Kadınlar nasıl zayıf erkek istemiyorsa, erkekler de aynı şekilde kadınların zayıflığından hoşlanmaz. Onlar da karşılarında her zaman güçlü bir kadın ister. Eğer siz “Ay ben bilemiyorum, sen bilirsin” demeye başlarsanız o zaman o da ‘bilemez’ ve iki bilinmeyenli denkleme dönüştüğünüz an sizi terk eder. Sözün özü: Kaderinizi onun ellerine bırakmayın, kendi elinizde tutun. Unutmayın! Onların sizin beklentilerinizi, isteklerinizi telepatik olarak anlama gücü yok. Bu yüzden ilişkinizi doğru yola yönlendirecek olan da, ileriye taşıyacak olan da sizsiniz. Ne demiş atalarımız, “Yuvayı dişi kuş yapar.”

Yeterince acık mıyım?

Gelelim size! “Ben evlenmek istemiyorum ama yan cebime koy” mu diyorsunuz, yoksa “Ben evlenmek istiyorum, benimle bu niyetle yürümeye var mısın” mı? Erkekler genelde imalardan, dolaylamalardan anlamaz. Anladıkları tek şey sizin ağzınızdan çıkandır. Anlayan modelleri de vardır ama onlar genellikle bunu Don Juan’lık için kullanır. Peki gerçekten siz evliliğe hazır mısınız? Aile kurmak ne demek? Çocuğunuzu nasıl yetiştireceksiniz? Bu sorumlulukları almaya hazır mısınız? Finansal olarak alt yapınızı hazırladınız mı? Yoksa tüm bu listedekileri de ‘beyaz atlı prense’ mi havale ettiniz? Biraz fazla beklentiniz yok mu?

Çağı göz önüne alıyor mu sunuz?

Eskiden köyün iki güzel kızı varmış ve muhtarın yakışıklı oğlu onlardan birini seçermiş. Şimdi bir partiye gittiğinizde her yer bakımlı, kariyer sahibi, güzel, sempatik kızlarla dolu. Dolayısıyla bir erkeğin tek bir kıza odaklanması zorlaştı. Bunun da ötesinde hayat öyle yoğun ki kimsenin ‘inceliklere’ vakti kalmıyor. En son ne zaman birine güzel bir sürpriz yaptınız ya da dört başı mamur -unutulmaz- bir cinliği eyleme geçirdiniz? Sabah kalk alarmından itibaren neredeyse her saniye nerede, ne yapacağınız belli, hatta ‘yapılacaklar’ listenizdeki maddeler bitmeyip ertesi güne devroluyor. Böyle çılgınca bir hızda akan hayatınızda eski romantik ilişkileri bulmak mümkün mü? Kabullenmesi zor ama bu hayatın gerçeği. Erkeklerin hayatında da patron stresi, işte başarılı olma kaygıları, kredi kartı ödemeleri, gelecek kaygıları var. Dolayısıyla “Şu kızın hayatına gireyim de, beyaz atlı prensi ben olayım” demiyorlar. Beklentilerinizi çağın gereklerine göre kurgulamak bile ilişkinizde daha mutlu olmanızın güzel bir adımı olacak.

Yönetin!

Dönelim yine ikinci maddeye! Siz ne istiyor ve bekliyorsunuz ve istediğinizi elde etmek için neleri feda etmeye hazırsınız? Dışarıdan mükemmel görünen pek çok ilişki ve evlilikte aslında yüzlerce sorun yaşanıyor ama önemli olan karşınıza çıkan ilk sorunda küsüp gitmek değil, o sorunu aşacak formülü bulabilmek, yorulmak, darılmak yok. Aile olmak da bu zaten. Nasıl kan bağınız olan ilişkileri kestirip atamıyorsanız, eşinizle ilişkinizde de sorunları aşmanın formüllerini bulmalısınız. Aileyi kadın bir arada tutar, gerisi teferruattır. Birlikte olduğunuz erkeği her saniye yönetmeyi bileceksiniz. Fakat bu demek değil ki, sürekli kontrol ederek onun özgürlüğüne gem vurun! Hayır! Kendinizi ve beklentilerinizi doğru ifade edin yeter. Ona yol gösterin, yardımcı olun, örnek olun.

İcinizdeki Kücük Emrah!

Bu topraklarda yaşamanın en ilginç yanlarından biri her birimizin içinde bir ‘Küçük Emrah!’ olması, “ilişkilerimi yönetemiyorum. Zaten hep terk edilen ben oluyorum!” diye düşünmeyin. Ne münasebet! Kendini sevmeyeni kim ne yapsın? Pozitif olun, ilk önce kendinizi sevin, bakın sizden iyisi, Şam’da kayısı!

SEVGİ EMEK VE ZAMAN GEREKTİRİR

insanların birbirini sevebilmesi ve tanıyabilmesi emek ve zaman gerektirir. Bu yüzden çok hızlı başlayan ilişkilerde hemen yatağa girmek oldukça yanlış. Eğer karşınızdaki erkek bunu size diretiyorsa zaten niyeti bellidir. Ciddi bir ilişki yaşamak istiyorsanız, cinsellikten onu tanıyana kadar uzak durun. Karşınızdaki erkek size emek harcıyorsa, sizi düşünmeye başlamışsa ancak o zaman sağlıklı bir ilişki kurabilirsiniz. Yalnız şuna dikkat! Hediyeler ve ilgi telefonları başınızı döndürmesin. Hatta annesi ile tanışmak ve arkadaşları ile aynı çevreye girmek bile… İçinizde ‘ya giderse korkusu taşıyor musunuz? Eğer o his varsa bir şeyler gerçekten yanlış gidiyor demektir. Kadınların hisleri yanılmaz. Karşılıklı olarak birbirinize güveneceğiniz an, en doğru andır.



FaceBook Ekle Bunu, FaceBook Share Twitter Ekle Bunu, Twitter Share Digg Ekle Bunu, Digg Share” title= ”Google MySpace Ekle Bunu, MySpace Share Technorati Ekle Bunu, Technorati Share ”Delicious


Etiketler: , , , , , ,

Yorum Yapın

yukari