Buradasınız : Ana Sayfa // Beslenme, Sağlıklı Yaşam // Obezitede, cerrahi uygulamalar daha başarılı oluyor

Obezitede, cerrahi uygulamalar daha başarılı oluyor


obeziteHayat ve beslenme şeklimizdeki değişiklikler, obeziteyi de beraberinde getirebiliyor. Sigara içiminden sonra “önlenebilir sağlık sorunları” içinde dünyada ikinci sırada bulunan obezitenin artışını önlemek, varolanın tedavisini yapmak gerekiyor. Hayati risk oluşturan hastalıklarla aynı listede yer alan obezitede, cerrahi uygulamalar daha başarılı oluyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO), “Sağlığı bozacak ölçüde yağ dokularında anormal veya aşırı miktarda yağ birikmesi” olarak tanımladığı obezite, sıklığı ve yaygınlığı giderek artan önemli bir halk sağlığı sorunu. Hem çevresel, hem de genetik faktörlere bağlı olan obezitenin tedavisi bu etkenlere göre belirleniyor. Obezite tedavisinin seçenekleri arasında yer alan cerrahi müdahale; doğru hastaya, doğru yöntemle uygulandığı ve aşamaları hastaya açıkça anlatıldığı zaman başarılı sonuçlar sağlıyor. Anadolu Sağlık Merkezi uzmanlarıyla obezitenin nasıl ortaya çıktığını, hangi hastalıklara neden olduğunu, cerrahi tedavinin ve uygun beslenmenin ayrıntılarını konuştuk.

KLASİK OBEZİTE İLK SIRADA

Obezitenin; vücut yağ oranının artmasıyla birlikte davranış, endokrin ve metabolik değişikliklerle kendini gösteren, kompleks ve pek çok faktöre bağlı bir hastalık olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen; “Obeziteye neden olan faktörleri geniş bir yelpaze olarak düşünün. Bir yanda tek bir gendeki (leptin geni, melanokortin reseptör 4 geni gibi) mutasyona bağlı oluşan obezite, diğer yanda yine genetik geçişin olduğu ama bu kez birden fazla genin etki ettiği ve beslenme, hareketsizlik gibi çevresel faktörlerin de te-tiklediği obezite bulunuyor” diyor.

Tek gene bağlı obeziteyle genetik sendromlara bağlı obezite, tüm obezite vakalarının küçük bir oranını oluşturuyor. Obezite vakalarının büyük çoğunluğu, alınan ve yakılan kalori arasındaki dengesizlikten oluşan klasik obezite olarak gerçekleşiyor. Hipotiroidizml, Cus-hing Sendromu2 ve Polikistik Över Sendromu3 başta olmak üzere bazı endokrinolojik hastalıklar da, obeziteye sebep oluyor.

Obezitenin başta diyabet olmak üzere birçok hastalıkla ilişkisinin saptandığını belirten Dr. Erdem Türemen, “Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 30 kg/m2’nin üzerinde olanlarda Tip 2 diyabet riski 20 kat artıyor. Tip 2 diyabetlilerin de yüzde 90’ına obezite tanısı konuluyor. Obezite ve diyabet hem nedenleri, hem de tedavi yöntemleri açısından o kadar iç içe ki, literatürde iki klinik durumu da içeren ‘diabesity’ terimi kullanılıyor” diyor.

MODERN YAŞAM OBEZ YAPIYOR!

Hızlı ve kaloriyi artıran pişirme teknikleriyle katkı maddeleri de obeziteyi artırıyor. Türkiye’de nüfusun yüzde 32’sinin VKİ’sinin 30’un üzerinde; yani şişman olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Cemal Aytaç Ak, hayat ve beslenme şekillerindeki değişikliklerin obezite vakalarını arttırdığına dikkat çekiyor. Modern hayatın kişileri obez olmaya ittiğini belirten Cemal Aytaç Ak, “ana suçluları” şöyle açıklıyor: “Kadının çalışma hayatına daha fazla girmesi, tencere yemekleri yerine hazır gıda tüketiminin yükselmesi, hızlı ve kaloriyi artıran pişirme tekniklerinin kullanılması ve hazır gıdalardaki katkı maddelerinin devreye girmesi, obeziteyi bu noktalara getiriyor. Besin teknolojisi de bizi daha fazla acıktırmayı başarıyor. Ayrıca modern kültürde tüketmenin; günlük hayatın stresini aldığı, rutini değiştirdiği, rehabilite edici etkisinin olduğu düşünülüyor.”

Vücut ağırlığının boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle elde edilen VKİ, şişmanlığın oranı hakkında bilgi veriyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Cemal Aytaç Ak, VKİ’ııin her zaman tek başına yeterli veri olmadığını; aynı boy ve kiloda olan iki kişiden birinin karın yağlarının yüksek, diğerinin kas kütlesinin fazla olabileceğini söylüyor.

Obezitenin ortaya çıkmasında insülin direncinin çok önemli bir faktör olduğunu belirten Cemal Aytaç Ak, süreci anlatıyor: “Pankreas tarafından salgılanan insülin, kandaki glükozu hücre içine sokuyor. Bunu, hücrenin bir k:!:dini açarak yapıyor, insülin direr.c: ortaya çıkyor. Kanda biriken insülin vüksek kan basıncına neden oluvor, damar içyüzlerine zarar veriyor, karaciğerde yağlanma vapıvor. Bu direnç ilaç kullanımıyla kırılmadığı zaman hastalar kilo vermekte zorlanıyor.”

AMELİYAT SONRASI BESLENME

Egzersizin de obezite tedavisinde çok etkili olduğunu belirten Cemal Aytaç Ak. önemli ipuçları veriyor: “Haftada dört gün, ara vermeden 35 dak.kavı geçen egzersiz metabolizman::-, hızlanmasında, gaz ve kabızlık gibi sorunların giderilmesinde büvuk önem taşıyor. Diyetin getirdic: -ısıtlamaların psikolojik yükür. – ::.’fitletilmesinde egzersiz, obezite tedavisi için vazgeçilmez bir adım.”

Amelivat sırasındaysa beslenme ve divet uzmanlarının belirlediği sağlıklı ve dengeli beslenme kurallarına uymak yeterli.

MFB’yi t ercih edenlerin yorumu
Melis Hasırcı Tezcan, 38 yaşında, opera sanatçısı, blog yazarı, kitap okutmanı, korist, full-time anne

ikinci derece obezken 1 Şubat’ta diyete başladım. Dört ayda 20 kilo verdim.

Yazın yedim içtim, sonrasında gündüz uslu durup gece çikolata, dondurma yiyerek yazı +3/-3 kiloyla geçirdim.

melis hasirci

Şeker bayramı sonrası (Ağustos sonu) tekrar diyete başladım. Genelde Dukan mantığını uyguladım. Rejime göre aslında bir gün sadece protein, ertesi gün sebze ve protein yiyorum; ama Mayıs’tan beri her gün sebzeyle proteini karışık tükekiyorum. Nişasta, hamur işi, tatlı yok. Yağı neredeyse yok kadar az kullanıyorum. Her gün yulaf kepeği tüketiyorum. Bununla nefis tatlılar, ekmekler yapıyorum. Doktorlarıma danışıyorum, bol su içmeye özen gösteriyorum; çünkü ürenin yükselmemesi, bu rejimin başlıca şartı. Spora (aerobik/pilates) Ekim ayında başladım. Diyete karar vermek için tek sır şu: Moralli olmak, hep olumlu bakmak, yemeden önce düşünmek, kendini sevmek, süslenmek (obezken bile], gezmek… Asla umudunu yitirmemek.

Blog yazılarımda, kilo verme kararı almama neden olan pek çok incitici sebepten bahsettim; ama oğlumun torunum sanılması beni en etkileyen yorumdu. Eşim ve arkadaşımın “yarın başlıyorsun” demesiyle diyete başladım. Hiçbir diyet obezlikten kötü değil diyen doktora da katılıyorum. Sağlığım daha iyi. “Yeter artık, senden geriye bir şey kalmayacak, uçacaksın” tepkileri arttı tabii. Protein ağırlıklı beslendiğim için sıkılaştım ve kilomdan daha zayıf duruyorum. Toplam 33 kilo verdim.

 

Beslenme ve Diyet Uzmanı Cemal Aytaç Ak;



FaceBook Ekle Bunu, FaceBook Share Twitter Ekle Bunu, Twitter Share Digg Ekle Bunu, Digg Share” title= ”Google MySpace Ekle Bunu, MySpace Share Technorati Ekle Bunu, Technorati Share ”Delicious


Etiketler: , ,

Yorum Yapın

yukari