Buradasınız : Ana Sayfa // Sağlıklı Yaşam // “Posa”nın önemi

“Posa”nın önemi


posaBesinlerin sindirilmeyen kısmına posa denir. Posalı besinler bağırsaklarda sindirilemeyen ancak diğer besinlerin sindirilmesine ve emilmesine yardım eden besinlerdir. Başlıca posa kaynakları tam buğday ekmeği, çok tahıllı ekmek, kepekli makarna ve esmer pirinç gibi rafine edilmemiş tahıllar, kuruyemişler ve yağlı tohumlar, kuru baklagiller, taze ve kurutulmuş meyveler ve sebzeler, kahvaltılık tahıl gevrekleridir.

Diyet posası, bitki hücre duvarını oluşturan lignin, polisak-karitler, sindirilmeyen oligosakkaritler gibi bitkinin yenemeyen kısımlarına verilen addır. Nohut, mercimek gibi diğer kuru baklagillerle; ceviz, fındık gibi diğer sert kabuklu meyvelerin diyet posası içerikleri de yüksektir. Sebzeler içerisinde diyet posası içeriği en yüksek olanlar ise taze fasulye ve bezelyedir. Meyvelerin diyet posası içerikleri tüketim şekline göre değişir. Kabuklu yenen meyvelerle daha çok diyet posası alınır. Kepeği ve özü ayrılmış tahıl ürünlerinin posa içerikleri düşüktür. Yüksek posalı diyetler bağırsakları çalıştırır, kilo vermeyi kolaylaştırır. Günde 5 porsiyon taneli tahıl tüketmek şarttır.

Diyet posasının enerji yoğunluğu düşük olduğundan ve su çekici özelliğinden, mide içeriğinin yoğunluğunu artırarak midenin boşalmasını geciktirir. Mide boşalmadığı için bireyin yeme isteği azalır. Posanın sindirim enzimlerine etkisi daha çok incebağırsakta yoğunluğu arttırmasından dolayıdır. Araştırmalar bağırsakta yoğunluğu arttıran posa tüketildiğinde, inceba-ğırsaktan karbonhidratların emiliminin yavaşlattığını göstermektedir. Bazı posa öğeleri laksatif etkiye sahiptir ve kalınbağırsağın hareketini arttırarak, dışkının hızla bağırsaktan dışarı atılmasını sağlar. Diyetin posa içeriği ile bazı hastalıkların oluşum sıklığı arasında ilişkiler olduğu ileri sürülmüştür. Örneğin, az posalı diyet alan Batı toplumlarında kalınbağırsak hastalıkları, örneğin kolit ve kanser, fazla posalı diyetle beslenen Afrika toplumlarından daha sık görülmektedir. Çok posalı diyetle beslenen Afrika toplumlarında ise kalp hastalıkları ve apandisi-j te Batı toplumlarına göre daha az rastlanır.

Posa, diyetin enerji yoğunluğunu azaltarak ve tokluk duygusunu arttırarak, kardiyovasküler hastalıklarda risk faktörü olan şişmanlığın önlenmesinde yardımcı olur. Özellikle posa i içeriği yüksek besinler bol su ile tüketildiğinde, doyum hissi daha uzun olmaktadır. Örneğin, kepekli makarna yerken arada su içmek veya kabuklu elmayı yedikten sonra su tüketmek, kilo vermeye çalışan kişilerde doymayı sağlamada en pratik yoldur. Posa içeriği yüksek tahıl ve kuru baklagilleri çok tüketen toplumlarda insüline bağımlı olmayan şeker hastalığı görülme sıklığı düşüktür, ikinci Dünya Savaşı sırasında ve hemen sonunda şeker hastalığından ölümlerin azaldığı ve buna paralel olarak posa tüketiminin arttığı gözlenmiştir. Günlük diyet posası aliminin 25-30 gram olması önerilir.

38-39



FaceBook Ekle Bunu, FaceBook Share Twitter Ekle Bunu, Twitter Share Digg Ekle Bunu, Digg Share” title= ”Google MySpace Ekle Bunu, MySpace Share Technorati Ekle Bunu, Technorati Share ”Delicious


Etiketler: , ,

Yorum Yapın

yukari