Buradasınız : Ana Sayfa // Sağlıklı Yaşam // Sağlıklıysan Mutlu Olacak Sebebin Var Demektir!

Sağlıklıysan Mutlu Olacak Sebebin Var Demektir!


SAĞLIKLIYSAN MUTLU OLACAK SEBEBİN VAR DEMEKTİR!

saglik mutlulukYaşamımdaki erkek, onun ailesi, gazetedeki şefim, telefonlara çıkmayan haber kaynağım yüzünden üzüldüğüm günler geliyor aklıma. Tüm bunları kendime boş yere dert ettiğimi, uykularımın kaçtığını, acı çektiğimi ve ağladığımı ilk kez o anda anlıyorum. Aslında çay içebilecek sağlığa sahip olmanın en büyük mutluluk olduğunu da…

Ama nedense çoğumuz mutluluğu yaşamın kolay yakalanmayan, bulunsa da sürekli olmayan olaylarında arıyoruz. İniş çıkışlara, ihmalkarlıklara, vefasızlıklara, yalanlara asla dayanamıyoruz.

Yaşamımızdaki erkeğin doğum günümüzü, evlilik yıldönümümüzü unutması bile bazılarımızın kendini dünyanın en bedbaht kadını hissetmesine neden oluyor. Bazılarımız ise beğendiği otomobile ya da eve sahip olamadığında, en yakın aile dostları gibi sık sık yurt dışına tatile gidemediğinde içindeki negatif duyguların tutsağı oluyor.

YÜRÜMEYİ ÖZLEYEN KALP HASTASI KADIN…

Geçtiğimiz günlerde televizyonda haberleri izlerken kalp destek cihazı takılan genç bir kadının söyledikleri bana yıllar önce yaşadığım ameliyat günlerimi anımsattı. Doğum sonrasında kalp yetmezliğiyle tanışan genç kadın kalp nakli olabilmek için uygun bir verici çıkmasını umutla bekliyordu. Kalp destek cihazı takılmasının mutluluğuyla gazetecilerle gülümseyerek konuşuyordu:

“Artık ne mutlu bana ki yürüyebiliyorum. Hastalığımın en ağır dönemlerinde en çok özlediğim şeydi yürümek. Kalp kaslarımın iflas etmesi yüzünden birkaç adım dahi atacak halim kalmamıştı. Yatağa mahkum olmuştum.”

Acaba gerçekten kaçımız yürüyebilecek sağlığa sahip olabilmenin hayattaki en saf, en gerçek mutluluk olduğunun farkındayız? Her şey yolunda giderken sağlığımızın değerini bilmiyoruz maalesef. Bir hastalık hiç beklenmedik anda kapımızı çaldığında; nefes alabilmenin, uyuyabilmenin, yürüyebilmenin, konuşabilmenin, görebilmenin aslında en değerli şey olduğunu anlıyoruz.

OBEZ EGOLARIN MUTSUZ ETTİĞİ YAŞAMLAR…

Yeryüzünde ileri evre kalp yetersizliği, böbrek ya da karaciğer yetmezliği, bazı akciğer, beyin ve sinir hastalıkları, kazalar gibi sebeplerle günlerini yatağa mahkum olarak geçiren milyonlarca hasta var. Bazıları da yardımcı destek cihazlarına bağlı olarak yaşamını sürdürebiliyor.

Hastalığın penceresinden hayata bakanlar için mutluğun anlamı da değişiyor. Deniz kenarındaki bir kafede çayınızı yudumlayabilecek sağlığa sahip misiniz? Torunlarınızı okuldan almaya yürüyerek gidebiliyor musunuz? Sabah yatak odanızın penceresini açtığınızda rüzgarla gelen oksijen deposu havayı keyifle içinize çekebiliyor musunuz? Kısacası yürüyebilecek, soluk alabilecek, yemeklerinizi yiyebilecek sağlığa sahip olmanın enerjisiyle yeni bir güne “merhaba” diyebiliyorsanız gerisi boş! Tüm bunlar aslında aşk ve iş hayatında mükemmeli arayan, elindekiyle yetinmeyen; çocuklarının voleybol takımının en iyisi, eşinin daha çok kazanan, kendinin en pahalı marka giysileri giyen olmasını isteyen asi, şımarık ruhlarımızın, obez egolarımızın yarattığı sanal mutluluklar.

Aslında gerçek mutluluğun sırrı yürüyebilecek, soluk alabilecek, çay içebilecek sağlığa sahip olmakta yatıyor.

Yanlış!

Acaba gerçekten kaçımız yürüyebilecek sağlığa sahip olabilmenin hayattaki en saf, en gerçek mutluluk olduğunun farkındayız? Her şey yolunda giderken sağlığımızın değerini bilmiyoruz maalesef. Bir hastalık hiç beklenmedik anda kapımızı çaldığında; nefes alabilmenin, uyuyabilmenin, yürüyebilmenin, ko-nuşabilmenin, görebilmenin aslında en değerli şey olduğunu anlıyoruz.



FaceBook Ekle Bunu, FaceBook Share Twitter Ekle Bunu, Twitter Share Digg Ekle Bunu, Digg Share” title= ”Google MySpace Ekle Bunu, MySpace Share Technorati Ekle Bunu, Technorati Share ”Delicious


Yorum Yapın

yukari