Buradasınız : Ana Sayfa // İlişkiler // Sevgiye Gücünü Veren, Paylaşılıyor Olması…

Sevgiye Gücünü Veren, Paylaşılıyor Olması…


İlişkilerde hep tekrarlanan senaryoya bir bakın… Çözümün dışarıda değil, içeride olduğunu belki daha iyi anlamanıza yardımcı olur.

sevgiye gucKadınlar duygularını paylaşarak dile getirirler, erkeklerse fikirlerini ve hayallerini paylaşarak… Erkeklerin kendilerine biçtikleri değer, güç+kontrol=başarı formülüne dayalı. Her ne kadar erkeklerin bu formülü pek çok kadın için sıkıcıysa da şunu kabul edelim, biz kadınlar potansiyel gördüğümüz erkeklerle beraber oluruz. Mesela yeni biriyle tanıştık ve hoşlandık, bu durumla ilk düşündüğümüz şey, “Hımmm, istediğim erkek olma potansiyeli var, önce avucuma aldığımdan emin olayım, ondan sonra kabul edemeyeceğim yönlerini değiştirebilirim.”

Halbuki ne görüyorsak, onu alıyoruz. Eğer her akşamı dışarıda geçirmek isteyen biriyse, ancak belki birkaç gece onu evde tutmayı başarırsınız. İçki içmeyi seven biriyse beraber olduğunuz, o yönünü çekmek durumunda kalırsınız. Sosyalleşmeyi sevmiyorsa, siz kendi sosyal yaşantınızı kurmak durumundası-nızdır gibi örnekler çoğaltılabilir. Erkekler değişime çok sıcak bakmazlar. Onu istediğiniz gibi şekillendirmek için uğraştığınızda, en başta bazı gelişmeler görebilirsiniz belki, ama bu gelişme uzun vadede yavaşlamaya başlar, çünkü o, sadece sizi memnun etmek için olduğundan farklı biri olarak yaşamaktan bir süre sonra sıkılacaktır. Bir de üzerine şikâyet etmeye başlarsınız erkeğin düşündüğü “Ne yaparsam yapayım bu kadını memnun edemiyorum,” olur. En sonunda olmadık bir şeyden damarına basıldığında şöyle bir silkinir, işte o gün kadın büyük ölçüde erkeğinin üzerindeki nüfuzunu kaybeder.

Kadın bütün içtenliğiyle erkeğini geliştirmeye çalışırken, adam için bu, kendine güvenine bir darbedir ve bir süre sonra da başka bir kadına kaçabilir. Çünkü aradığı kabul edilmek, beğenilmek, takdir edilmek, yüceltilmektir. Tıpkı ilk zamanlar sizin onu beğendiğiniz gibi, başka bir kadının da beğenmesi erkeği dışarı çeker… Ancak burada anlamadığı bir şey var; yeni bir kadınla beraber olduğunda yine aynı çemberin içine girecek olması. .. Çünkü kendini, hayatındaki kadını ve farklılıklarını nasıl tartışabileceklerini anlamak için uğraşmamış… Yeni kadının yoğun ilgisiyle daha önce de olduğu gibi, kendisinin ne kadar muhteşem olduğunu düşünür. Halbuki film tekrar başa geri döner ve yeni kadının da düşündüğü şudur:

“Hımmm, istediğim erkek olma potansiyeli var, önce avucuma aldığımdan emin olayım…”

Bir türlü hayalinizdeki ilişkiyi bulamamaktan şikâyetçiyse-niz, belki de beraber olmak istediğiniz insanı yanlış yerde, yanlış bir şekilde arıyorsunuzdur. Bir partnerde sizi ilk anda cezbeden özellikler ilişkiye girdikten sonra sizi mutlu etmeyebileceği gibi, kâbusunuz bile olabilir…

Amerikan kanallarından birinde muhteşem düğünlerin gösterildiği bir program seyrediyordum… Adam yakışıklı, kariz-matik, zengin… Kadın çok güzel. Evleniyorlar. Adamın hayali 1001 gece masalları misali bir düğün hazırlamakmış. Tabii parası da var, en ince ayrıntıya kadar düğünü dizayn etmiş. Gelin ile damat konukların arasına atların üstünde geliyorlar, herkes masallardaki gibi giyinmiş, binlerce güvercin uçuruluyor…

Düğün sonrası ikisi de televizyon programında konuşuyor. Anlıyorsunuz ki, kadın için güzel evlerinin bahçelerinde verecekleri bir parti bile yeterli ama kocası için gösterişi olmayan bir parti söz konusu bile olamazdı… Kadının düşündüğüne zerre kadar önem vermediği gibi, program boyunca kendi ideallerini anlatabilmek için kadını konuşturmadı bile… Düşündüm de 20’li yaşlarımdaki tecrübesizliğimle böyle bir adamı beyaz atlı bir prens olarak görürdüm, şimdi ise gördüğüm tek şey, “Aman Allahım bu kadar kontrolcü ve başkalarının onayı için yaşayan bir adamla nasıl evlenilebilir?”

Diyelim yeni biriyle tanışıyorsunuz… Daha ilk çıktığınızda sizi lüks bir restorana götürüp teknesini anlatıyor, marka saatini gözünüzün içine sokuyor olması pek çok kadını rahatsız etmez, aksine onu ideal adam sınıfına sokar. Sizi en başta bir erkeğe/ kadına çeken özellikler, uzun vadede onun iyi bir eş olması için yeterli olmuyor. Gece kulüplerinden çıkmayan, lüks restoranlarda tanınan, zengin birisiyle çıkmakta bir sakınca var demek istemiyorum tabii, ancak bu özellikler yeterli değil… Bütün bunlar, anlamsız sosyal aktivitelerle dolu, üretkenlikten uzak, sizi ve ilişkiyi hiçbir yere götürmeyecek kişiler gözünüzü boyamasın diye söylüyorum.

Kadınlar için; eğer hayalinizdeki erkek, size her türlü ilgiyi gösterecek, bir George Clooney ise daha baştan kendinizi mutsuzluğa hazırlamanız gerekir. Oscar gecesini sunan Amerikalı meşhur politik komedyen John Stevvart, George Clooney’nin en iyi film adayı olan Good Night & Good Luck (İyi Geceler ve İyi Şanslar) filmine, “Good Night & Good Luck, George Clooney’nin sadece filminin ismi değil, çıktığı tüm kadınlarla da geceyi böyle bitiriyor!” diye espri yapmıştı.

Mükemmel erkek yok, mükemmel kadın yok, mükemmel bir ilişki de yok, bunu her ne kadar bilsek de beklentilerimizi yüksek tutarız ve bu bizi hayal kırıklığına sürükler ve mutsuz eder.

Amerika’da kişisel gelişim kitaplarıyla meşhur olan psikolog Gary Zukav’a göre, sizi tamamladığını düşündüğünüz kişide sevdiğiniz şeylerin bir listesini yapın. İşte onlar, kendinizde de geliştirmeniz gereken özellikler. Yani bir başka deyişle doğru adamı aramaktansa, kendi üzerinizde çalışarak önce doğru kadın olun… Bir başkası istediğiniz özellikleri sürekli size veremez çünkü. Kendinizle bir bütün olduğunuz zaman gerçek sevgiyi ve paylaşmayı tehdit olmadan yaşayabilirsiniz. İlişki ancak bu şekilde derinleşip bütünleşir, yani içinizdeki eksikliği tamamlayan birini bulduğunuzda değil, iki taraf da spirituel hayatlarını güçlendirmek, geliştirmek için ortak bir neden bulduğunda ya da iki taraf da ruhen aynı oranda gelişmeye başladığında. .. ilişkiler sevgiden değil, ihtiyaçtan doğar, sevgi ise ilişkinin içinde varolur.

Beraber olmaktan zevk aldığınız, ait olduğunuzu hissettiğiniz, olduğunuz gibi olmanızdan sizi rahatsız hissettirmeyecek, ılımlı, samimi; işte aradığınız kişi bu olmalı, size bunu hissettiren… ihtiyaçlarınızın birleştiği, paylaştığınız, sizi tamamlayan, hayata beraber anlam saptadığınız kişi, hedefiniz bu olmalı…

Elvan Demirkan



FaceBook Ekle Bunu, FaceBook Share Twitter Ekle Bunu, Twitter Share Digg Ekle Bunu, Digg Share” title= ”Google MySpace Ekle Bunu, MySpace Share Technorati Ekle Bunu, Technorati Share ”Delicious


Etiketler: , , , ,

Yorum Yapın

yukari