Buradasınız : Ana Sayfa // Moda // Trendler Neden Değişir? Trend Döngüsü

Trendler Neden Değişir? Trend Döngüsü


Trendler neden değişir? Elbette bir trend, sadece trend değildir. Onları yönetebilmek için, iyi anlamak gerekir. Kılavuzunuz, huzurlarınızda.

trend dongusuModa çirkinliğin bir şekli. Öyle ki dayanabilmek için her altı avda bir değiştirmeliyiz” der Oscar Wilde. Edebiyat dünyasının en stil sahibi yazarlarından birinin bu sözü söylemesinin sebebi, onun da kendi zamanının değişen trendlerinden sıkılması olabilir. Ne de olsa stil sahibi bir kişi görünümüne dikkat etmeli, bu yüzden de devamlı tetikte olmalıdır. Biz de Wilde gibi, trendlerle her sezon aşka düşeriz. Aramızda bir tür sevgi-nefret ilişkisi vardır diyebiliriz. Eskileri bir çırpıda unuturuz. Çabuk sıkılırız ve bu böyle devam edip durur. Peki bu değişimlerin sebepleri nelerdir? Trendler neve ecre ve neden değişir?

Aslında trendlerin değişimi: Oidipus/Elektra kompleksinden temelini alır. Nasıl mı? Şöyle özetlevelim: Siz daha küçük bir çocukken, anne ve babanıza bakarsınız ve 20 vıl sonra onların stillerini kopvalarsmız. İşte bu yüzden trendler de her Z.1 vılda bir geri gelir. Ama bu dönüşüm dönemi yavaş yavaş yok olmak üzere çünkü zaman aralığı gitgide kısalmakla. Bir hız trenindeymişiz git: tizim de aklımız bulanmakta.

İlkbahar-yaz, sonbahar-kış. resort. cruise ve pre-fall… Trend mevsimlerinin girdabına girmeye hazır mısınız?

HIZLI! DAHA HIZLI!

“Fast fashion” yani hızlı moda, endüstrinin değişmesinde büyük katkı sahibi. Yaklaşık dört-sekiz hafta arası, mağazalara yeni ürünler giriyor. Böylelikle müşteriler mağazalara her geldiklerinde yepyeni ürünlerle karşılaşabiliyorlar. Ancak bu kadar popüler ve modayı daha ulaşılabilir kılan bir konseptin aslında bir yandan da endüstriyi öldürdüğü bir gerçek. Tasarımcıların artık yaratıcı olmak için vakitleri yok. Hızlı moda, onları hızlı olmaya ve bir şekilde de adapte etmeye, kopyalamaya ve yapıştırmaya itiyor. Artistik bir yaklaşım olamadığı için de, orijinallikten uzak oluyor. Aynı zamanda kaliteden kısılıyor.

DÜNYA DONUYOR

Moda endüstrisi, küresel ısınmanın etkisinde biraz daha sarsılıyor. Tasarımcıların ve moda evlerinin asıl koleksiyonlarının dışında, artık “resort” ya da ‘cruise” diye tabir edilen ara sezonluk parçaların olduğu koleksiyonları da var. Aslında, ocak ve şubat aylarında kumsal tatillerine giden niş kadınlar için yaratıldığı öne sürülen bu parçalar, aslında devamlı tüketen toplumun açlığını doyurmak için birebir bir çare oluyor. Çevre aynı zamanda hızlı modayı ve ekonomiyi de etkiliyor. Pamuk ve kumaş üreten ülkelerdeki su yükselişlerinin üretime nasıl etkisi olabileceğini bir düşünün.

FİZİKSEL BEDEN MI  SOSYAL BEDEN MI?

2000’lerin sonlarıydı… Crystal Renn fc ve beraberindeki birkaç “dolgun” model, dergi çekimlerinde yer aMaya başladılar, dolgun olmanın i ^problem olmadığını anlatmaya çalıktılar Londralı Models 1 ajansı ve Excel, 38 beden ve üstü modelleri temsil etmeye başladı. Markaların satışına özellikle yüklendiği büyük beden koleksiyonlarının modelleri bu ajanslardan geliyordu. Sadece kaldırım markaları değil; lüks moda evleri de büyük beden üretime başlamıştı bile. Moda dergileri, sektörün gidişatındaki değişime büyük beden modelleri kullandıkları kapaklarıyla selam verdiler. British Fashion Council, modellerin sağlığını dengede tutmak için bir program başlattı. Londra Moda Haftası’nda Mark Fast, büyük beden koleksiyonuyla Marc Jacobs, bu akımı ilk önce destekleyen isimler oldu.

SAĞDAN, SOLDAN YA DA ORTA YOLDAN

Barack Obama Amerika Birleşik Devletleri’nin başkanı olduğundan beri, eşi Michelle Obama’nın ne giydiği moda dünyasının en çok konuştuğu konulardan biri. Bayan Obama’nın seçtiği tasarımcılar, katıldığı davetlere göre değişiyor. Amerikan hükümetinin yeni orta yolcu, eşitlik ve azınlıktan yana tavrı, Michelle Obama’nın tasarımcı seçimlerinde, mükemmel ve bilinçli bir yansımayı yaratıyor. Moda, varlığın ve kültürel üstünlüğün bir göstergesi olarak kabul edilse de, tüm bu unsurların karışımı olduğu da söylenebilir. Aslına bakarsanız neticede kapı, yine ekonomiye çıkıyor.

MODANIN YENİ ALAMET-I FARİKASI: INTERNET

Sosyal medya, marka tutkunlarının sadece endüstrinin kendisiyle değil; birbirleriyle de kaynaşmalarına yardımcı oluyor. Böylelikle endüstrinin ne trend avcılarının peşine düşmesine gerek kalıyor, ne de riskli ürün seçimlerine yöneliyorlar. Sosyal medya içeriği, onlar için gerçek bir kaynak haline geliyor. Bu sihirli dünya, artık tüketiciyi ve üreticiyi direkt olarak endüstriye bağlıyor. Peki daha ileride karşımıza bu konuyla ilgili neler çıkacak? Müşterilerin hızlı cevap vermeleri sebebiyle, piyasadaki değişimler artık daha hızlı bir şekilde ölçülebiliyor. Elbette bu durum daha da hızlanacak. Ve örneğin buna göre trendlerin ne zaman değişmesi gerektiği kolayca algılanabilecek. Dünya gitgide eş zamanlı, anlık ve yüksek beklentili bir yere dönüştükçe, aslında bir açıdan da daha tüketici dostu bir yer oluyor, öyle değil mi?

KUTSAL EKONOMİ

Ekonominin karanlık hali, tüketicilerin artık daha az harcayacağına işaret ediyor olabilir mi? Düşük fiyatlar alımı artırıyor fakat bu düşük fiyatlar için üreticinin çalışma gücünü, materyal birimlerini düşürmesi, yüksek üretime geçmesi gerekiyor. Ancak tüm bu karmaşaya rağmen, kalitenin hala iyi olması gerekiyor/bekleniyor. Dilerseniz daha sıkıcı gerçeklere gelelim: Araştırmalara göre moda endüstrisindeki herkes pamuk alıyor; fakat eski yıllarda diğer kumaşlardan daha ucuza geldiği için tercih edilen pamuk hakimiyeti ele geçirmiş olsa da, küresel ısınma sebebiyle üretim problemi yaşandığı için satış fiyatları yükseliyor.

15 DAKİKANIZ VAR MI?

Geçmişe dönelim; 1970 yılında Diane von Furstenberg meşhur anvelop elbise modelini piyasaya çıkardığında, ünlü gece kulübü Studio 54’ün elit moda tutkunları tarafından bir hit olarak kabul edilmişti. Furstenberg’in arkadaşları Bianca Jagger ve kulübün diğer müdavimleri bu parçayı tüm kloşlarıyla birlikte taşıdılar. Şimdi de durum eskisinden farklı değil. Sınıfları ne olursa olsun televizyonda görünen her kişinin yani her ünlünün ne giydiği, hangi makyaj ürünlerini seçtiği ve hafta ne yeyip ne içtiği, takip etmemize gerek kalmadan bilinçaltımıza işleniyor. Bu arada sözü geçmişken, Kim Kardashian’ın yeni ayakkabılarını gördünüz mü?
Sevgilisi Kanye West’in imzasını taşıyor.

 



FaceBook Ekle Bunu, FaceBook Share Twitter Ekle Bunu, Twitter Share Digg Ekle Bunu, Digg Share” title= ”Google MySpace Ekle Bunu, MySpace Share Technorati Ekle Bunu, Technorati Share ”Delicious


Etiketler:

Yorum Yapın

yukari