Buradasınız : Ana Sayfa // İlişkiler // Yeni kocalarımız kız arkadaşlarımız mı?

Yeni kocalarımız kız arkadaşlarımız mı?


kiz arkadaslarEN YAKIN ERKEK  arkadaşlarımdan biri Kemal… Geçtiğimiz gün; ‘Hayatının büyük kısmını kız arkadaşlarına adayan kadınları hiç anlamıyorum’ diye beni şaşırtan bir yorumda bulundu. ‘Neredeyse tuvalete dahi birlikte gidecekler, tuhaf değil mi bu?’ Şaşırdım çünkü çevresinde olup bitenlerle, hele ki kadın dünyasıyla satıhta ilgilenir. Önce sözlerinin ardında hafif bir kıskançlık olduğunu düşündüm. Hatta kız arkadaşının sosyal hayatına içerlememesi gerektiğini dahi söyledim. ‘Hayır; dikkat et sen de fark edeceksin. Sevgilisi olmayan kadınlar mı daha çok yapıyor bunu? Kadın kadına eğlenceden bahsetmiyorum. Gerçi onun da fazlasını anlamıyorum. Tıpkı biz erkeklerinki gibi.

Konsere, davete, meyhaneye kadın kadına gelenlere bakıyorum. İnsan hiç mi bir erkek arkadaşından ona eşlik etmesini istemez ama sözünü ettiğim bu değil. Pragmatik bir şey var ortada. Birbirlerinin her şeyine karışıyor, ortak karar veriyor, birlikte hareket ediyor, eksikliklerini kapatıyorlar. Birinin yıldızının barışmadığıyla öbürü de konuşmuyor mesela. Hatta işin içinde sosyal medyada birbirine kompliman yapmak da var. Sekssiz ilişki gibi sanki.’ Sekssiz ilişki gibi… Sonradan üzerine epe) düşündüm. Evet; uzun süreli ve ‘gerçek dost’ diyebileceğim kız arkadaşlarım var ama nereden baksanız bağımsız bir karekterim. Herkesin kendine ait bir hayatı ve sınırları olması gerektiğine de inanıyorum. Dolayısıyla; bu yeni tür kız arkadaşlığı tam olarak kavramam mümkü değil, üstelik kolay olmadığını da tahmin ediyorum. Ne de olsa işin içinde çeteleşmı de var.

Öte yandan bir nesil; telefonun diğ ucunda hazır ve nazır bekleyen arkadaşlara sahip Carrie Bradshavv ve Bridget Jones gibi karakterleri izleyerek yetişti. Mesaj da çok açıktı; ‘Şayet sathında yer alacak, müstesna bir kız arkadaş edinme ihtiyacı hissetmiyorsan, sende bir sorun var demektir!’ Hiç üşenmedim, bu konuyu kendi kız arkadaşlarıma da sordum. Doğru bir saptama olduğuna karar verdiler. Ancak; ‘Kız arkadaşlarımız yeni kocalarımız mı?’ başlığının sözünü ettiğim güruhtakileri rahatsız edebileceği yönünde de uyardılar. Peki; neden? Ortada aslında ‘sağlıksız’ bir durum olduğu için mi yoksa kendilerini güvende hissettikleri böyle bir ilişkiye parmak basılmasından mı? ‘Bazı arkadaşlar must-have aksesuar gibi artık’ dedi Pelin. ‘Dostlukla, bunun arasında fark var.’

YENİ BAĞIMLILIK MI?

Öyle ya da böyle; yeni tür bir kız arkadaşlıkla karşı karşıyayız. Halbuki bir kuşak öncekiler aile büyüklerinin; ‘İyi ve gerçek arkadaşlıklar kur ’ nasihati ile yetişti. ‘Bugünkü kız arkadaş çevrelerini görselerdi ne düşünürlerdi inan hiç bilmiyorum’ dedi Pelin. ‘Şimdi sen söyleyince fark ettim; anneannelerimizin ne kadar az ve öz arkadaşı varmış. Bu arkadaşlık kavramım önemsemedikleri anlamına gelmiyordu tabii. Salt sosyal açıdan düşünmedikleri için sanırım. Bir statü sembolü haline getirmediklerinden. Arkadaşlarını daha farklı konumlandırdıklarından. Bugün hem fazlasıyla iç içe hem de buna ters bir şekilde samimiyetin gerçekliğini sorguladığımız arkadaşlıklar yaşıyoruz. Benim de başımdan çok geçti. Yeri geldi eşimden daha fazla zaman ayırdım bazılarına ama sonra bunun normal olmadığım fark ettim. Arkadaşlık Kemal’in de dikkatini çektiği gibi bir tür sevgililik durumuna dönüşmemeli. Doğru zamanda, doğru yerde, doğru niyetle bir arada olmak önemli. Bunu gördüm… Her an her dakika kız arkadaşla bir arada olmak ‘iyi arkadaş’ olduğunu göstermiyor. O hayatındaki boşlukları doldurmak için sürdürdüğün bir ilişki türü oluyor.”

Zararlı Arkadaşlar adlı kitabın yazarı Susan Shapiro Barash ise mutsuz ilişkilerin, boşanmaların, rekabetin fazlasıyla yaşandığı günümüzde kız arkadaşlığın bir tür dayanak olduğunu dile getiriyor. Ancak ekliyor; “Arkadaşlığın temeli de zaten budur. Sağlıksız olan o dayanağın bağımlılığa dönüşmesi. Arkadaşın salt sosyal gereç gibi görülmesi. Sex and The City yeni kız arkadaşlık kavramını çok güzel özetliyordu. Dikkat ederseniz anneler, teyzeler ya da herhangi bir aile büyüğü yoktu. Erkeklerle ilişkiler ise seks duygusallığına dayandırılıyordu ki çağımızın bir aynasıydı aslında.”

Barash’ın yaptığı bir araştırmada ise kadınların yüzde sekseni; kız arkadaşlarıyla dargın olmanın, kendilerini erkek arkadaşlarından ayrılmaktan daha çok üzdüğünü dile getirmiş. Araştırmaları bununla da sınırlı değil. Barash; ‘en iyi arkadaş’ tanımının içine çoğu zaman okulda ya da çocukken değil de; sonradan edinilen ‘rasgele’ arkaşların daha sık eklendiğinin de altını çiziyor. Barash’a göre bunun nedeni, yine sosyal açıdan destek alma ihtiyacı…

Hal böyle olunca amaçların, hedeflerin ya da güvensizliklerin bir araya getirdiği arkadaşlıklar öne çıkıyor. “Standart altı ve yorucu’ diyor Pelin bu kez. ‘Arkadaşlıkları zıvanadan çıkarmaya gerek yok. İnsanı beslemiyor da. Kendine güvensizlikle de alakalı. Aradaki farkı çözdüğümde sıkı bir eleme yapmıştım. Şimdi anneannem gibi az ve öz arkadaşla çok mutluyum.

Zaten zamanını sözde en iyi arkadaşınla geçirememeye başlayınca, gidip bir başkasıyla samimi oluyor. Hakikaten sekssiz ilişki gibi.” Araştırırken; Pelin’in bu yorumuna katılan uzmanlara da rastladım. Ortak araştırmalar yapan Psikiyatr Harley Street ve Dr. Lucy Atcheson; daha sağlıklı ilişkiler kurmak için çocukluğumuzdaki arkadaşlık şablonlarımızı baz almamız gerektiğini savunuyor. “Belirsizliklerin hüküm sürdüğü bir zamanda yaşayan sosyal hayvanlarız” diyor Atcheson ve ekliyor; “Kadın dayanışmasını aramamız bu açıdan sağlıklı ama bu pratik arkadaşlı dönüşmemeli. Yerine getirmemiz gereke yığınla görev varken, bunlardan en önemlisi de kimi zaman kendimizle de baş başa kalmamız gerektiği gerçeğiyken, arkadaşlıklarımızı bilinçli ya da bilinçsiz 1 tür sevgili ya da eş pozisyonunda tutmak psikolojinin ana kriterleri içinde normal değil tabii. ” Harley Street ise kendine güvenen, kimliğini iyi çözümleyebilmiş yetişkin bir insanın en fazla beş iyi arkadaşa ihtiyaç duyacağını, bunun da heı an birbiri için hazır bulunmak anlamına gelmediğini, zamanın şartlarının da buna imkan tanımadığının altını çiziyor. O hald doğru olan telaş içinde sosyal açıdan yalnı kalmamak adına ‘en iyi arkadaş’ arayışınd olmak değil…

ARKADAŞLIK BUTİĞİ

Chicago Tribune’ün köşe yazarlarından ve Arkadaşlık Krizi adlı kitabın yazarı Marla Paul konuya ‘arkadaşlık butiği’ diye çarpıc bir tanım getirenlerden… Bunu bir tür kirlilik olarak nitelendiriyor. “Durumsal arkadaşlıklar da diyebiliriz” diyor. “Oysa ‘iyi arkadaş’ tanımı yapabilmeniz için o kişiyle belli bir geçmişiniz olması gerekir. İşyerindeki kilit noktadaki biri, stil sahibi bir başkası, eğlenecek, zaman geçirilecek bir diğeri… Bunları iyi arkadaşlıkla karıştırmamak gerek ama karıştırılıyor. Hatta hayatın o an için çok önemli bir parçası konumuna getiriliyor. Hemen her şey paylaşılıyor. Oysa temeli hatalı olduğu için bir süre sonra tıpkı evlenmiş olmak için evlenmek ya da ‘Herkes evlendi, ben de evlenmeliyim’ gerekçesiyle yapılanlar gibi boşanma ile sonuçlanıyor. Zaten istisnalar dışında iyi arkadaşlıklar 30 yaşına kadar kurulur. Bundan sonrası ne yazık ki yüzeyseldir. Hatamız o yüzeyselliği gerçek sanmamız. Modern kadının mutsuzluklarından biri de budur. Kız arkadaş ‘eş’ pozisyonunda düşünülmemeli. Kadın erkek ilişkilerinde de var bu. 30’lu yaşlarınızın ortalarında ve bekarsanız; yaşatınız bir erkeğin başından ya bir evlilik geçmiştir ya da sorunlar yaşamıştır. Kötü değildir ama üniversitede tanışıp flört ettiğiniz erkeğe de benzemez. Arkadaşlıklar da böyle. Bir butikten elbise seçer gibi anlık hareket edilmemesi gerekir.”

Galiba dostluklarla, durumsal arkadaşlıklar arasında gayet net bir çizgi var ve aslında hepimiz gerçeği görüyoruz. Hâlâ bir cafe’de yalnız kahve içmeye çekinen, hatta bunu bir tür eziklik olarak gören kadınların var olduğu sosyal çevrelerde, Kemal’in sözünü ettiği türden kız arkadaşlık bir tür ivedi ihtiyaca da dönüşüyor. Nedeni özgüvensizlik midir bilemem ama arkadaşın ‘dost’ olarak görülmesi, eş olarak konumlandırılmaması gerektiği yorumuna ben de katılıyorum. Sınırlar amorf ve nerede durmak gerektiğini tanımlamak da zor ama üzerine bir kez daha düşünmek gerek. Son olarak; bu gözlemi için Kemal’i kutluyorum. Erkeklerin net dostluğunu da yabana atmayın diyorum.



FaceBook Ekle Bunu, FaceBook Share Twitter Ekle Bunu, Twitter Share Digg Ekle Bunu, Digg Share” title= ”Google MySpace Ekle Bunu, MySpace Share Technorati Ekle Bunu, Technorati Share ”Delicious


Yorum Yapın

yukari